MAHKEMESİ : İskenderun 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 17/04/2014
NUMARASI : 2014/168-2014/344
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye ve alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava temerrüt nedeniyle tahliye ve kira alacağı istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı vekili temyiz itirazlarında dava dilekçesi ve duruşma davetiyesinin müvekkiline tebliğ edilmediğini, bu nedenle duruşmadan haberdar olmadıklarını savunmuştur. Davalı tüzel kişiliği haiz ticari şirket olup Tebligat Yasası'nın 12-13, Tebligat Tüzüğünün 17-18. maddeleri tüzel kişilere yapılacak tebligat usulünü düzenlemiştir. Anılan madde hükümlerine göre tebligatın tüzel kişinin yetkili temsilcisine yapılması, yetkili temsilcinin herhangi bir sebeple orada bulunmaması veya evrakı bizzat alamayacak bir halde olması durumunda tebliği tüzel kişinin memur ve müstahdemlerinden birine yapılması gerekir. Tebligat yetkili temsilci yerine Kanunda belirtilen sıralı kişilere yapılmışsa bunun nedenlerini tebligat mazbatasına açıkça yazılması gerekir. Somut olayda duruşma davetiyesi davalı şirketin yetkili temsilcilerinin orada olup olmadığı veya tebligatı alacak durumda olup olmadıkları belirtilmeksizin daimi işçi Mustafa Hano’ya yapılmıştır. Bu durumda yapılan tebliğ işlemi usulsüz olup, mahkemece duruşma davetiyesinin usule uygun yapıldığından bahisle yargılama yapılarak karar verilmesi doğru değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27.maddesi hükmüne göre davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Davanın tarafları da bu kapsamda hukuki dinlenme hakkına sahip olup hakim davanın taraflarını dinlemeden, onları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hüküm veremez. Mahkemece dava dilekçesi ve duruşma gününün usulüne uygun şekilde taraflara tebliğinden sonra işin esası incelenerek karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 07.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy