MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/12/2013
NUMARASI : 2011/208-2013/650
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı-davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ödenmeyen kira paralarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, davalının Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2010/9142 takip sayılı dosyasındaki itirazının kısmen iptaline, icra takibinin 15.210,65 TL ye takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle ve (dava açıldıktan sonra 01.12.2011 tarihinde ödenen 13.098,71 TL'nin ödeme tarihine kadar işlemiş faizin 566,48 TL nin de gözönüne alınması suretiyle) devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın likit olmaması nedeniyle davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının icra inkar tazminatına yönelik temyiz itirazlarına gelince; İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2. maddesinde düzenlenen icra inkar tazminatının amacı alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik haksız itirazları önlemektir. İtirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse istek halinde alacaklı yararına, eğer davalı borçlu haklı çıkar ve dava reddedilirse takibinde haksız ve kötü niyetli olması koşulu ile yine istek halinde borçlu yararına tazminata hükmedilir. Yasa ile güdülen amaç borçlu olduğu miktarı bilebilecek durumda olan borçlunun ödeme emri üzerine icra borcunu inkar etmesini önlemek, gerçekte alacaklı olmayan alacaklının da borçluya zarar vermesini engellemektir.
Olayımızda, davacı vekili dava dilekçesinde kiracı olan davalılar hakkında ödenmeyen kira bedellerinin tahsili için icra takibi başlattıklarını, davalının takibin 28.309,35 TL'lik kısmına itiraz ettiğini belirterek haksız itirazın iptalini ve asıl alacağın % 40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kira sözleşmesinde sözleşmeden doğan damga vergisinin kiracı tarafından ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davalının damga vergisine yönelik olarak yaptığı itirazın haksız olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda istenen kira bedeli belli ve muayyen olup alacak miktarı belirlenebilir nitelikte bulunduğundan asıl alacak üzerinden (28.309,35 TL) icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken,icra inkar tazminatı isteminin şartları oluşmadığından bahisle reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda ( 2 ) No’lu bentte yazılı nedenle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 08.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy