MAHKEMESİ : Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 21/11/2013
NUMARASI : 2012/462-2013/577
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı-k.davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Asıl dava, kira sözleşmesinden kaynaklanan elektrik bedeli ile yoksun kalınan kârın tahsili ve fazladan ödenen kira bedelinin istirdadına ilişkindir. Karşı dava ise, ödenmeyen kira bedelinin tahsiline yöneliktir. Mahkemece, Dairemizin 10.05.2012 günlü bozma ilamı doğrultusunda asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise kabulüne karar verilmiş hüküm davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı-karşı davalı, davalıya ait olan işyerini oto yıkama işi için kiraladığını, sözleşmeye göre elektrik bedelinin kiraya dahil olduğu halde davalının kusurlu davranışı sonucunda, 1000 TL elektrik parası ödediğini, davalı tarafından başlatılan icra takibi sonucunda haciz baskısı altında 1450 TL kira parası ödediğini, 30/7/2009 tarihinde suyunun kesilmesi nedeniyle zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 4800 TL nin tahsilini istemiştir. Davalı-karşı davacı davanın reddini savunmuş, karşı davada ise ödenmeyen 2009 yılı Ekim, Kasım, Aralık ayları ve 2010 yılı Ocak ve Şubat ayları kira parasının tahsilini istemiştir.
1-Dosya kapsamına toplanan delillere, delillerin mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, bozma gereklerine uygun şekilde karar verilmiş olmasına göre davacı- karşı davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı- karşı davalının yoksun kaldığı kâra ilişkin temyiz itirazına gelince:
Dairemizce yapılan temyiz incelemesinde “davacı dava konusu kiralananı oto yıkama amacı ile kiralamıştır. Sözleşmenin özel şartlarında su parasının kira bedeline dahil olduğu kararlaştırılmıştır. Borçlar kanunu 250. Maddesi hükmü uyarınca kiralayan kiralananı kira müddeti devam ettiği sürece akitte amaçlanan biçimde kullanılmak üzere hazır bulundurmakla yükümlüdür. Oysa davalının oto yıkama işi için kiralanan dükkanda en önemli unsur olan ve kira bedeline dahil olarak kararlaştırılan suyun kesilmesi ile bu yükümlülüklerini yerine getirmediği anlaşılmıştır. Bu durumda davacı, kural olarak suyun kesilmesinden tahliye tarihine kadar gerçekleşmesi beklenen kârdan yoksun kalma nedeniyle tazminat isteyebilir. Ne var ki, davacı kiracının Borçlar Kanunu'nun 98. maddesi delaletiyle aynı kanunun 44. maddesi hükmü uyarınca, aynı nitelikte yeni bir yer bulma gayreti içine girmesi ve böylece zararın artmasını önlemesi yükümlülüğü vardır. Bu nedenle, davacı kiracının kâr yoksunluğu isteği, aynı nitelikte yeni bir yer bulabileceği tarihle sınırlıdır. Öyleyse mahkemece bilirkişi aracılığı ile kiralananın suyunun kesilmesi tarihinden itibaren davacının aynı nitelikte yeni bir yer bulabileceği sürenin saptanması ve bu süre ile sınırlı olarak kâr yoksunluğuna hükmedilmesi gerekir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozmaya uyulmuştur. Yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davacının yaptığı işe uygun iş yerinin bulunması, makine, teçhizatın taşınması, yeni yerine montajı, vergi dairesi nakil işlemlerinin yapılması, oda sicil kaydının değiştirilmesi ve işyeri ruhsatı alınıp faaliyetine başlama süresinin ortalama 60 gün süreceği kanaatine varılmış, davacının ilgili dönemlere ait kanuni defter, kar zarar tablosu, hesap hülasası gibi verilerin bunmaması gerekçesiyle 2008 yılı kar miktarı üzerinden (1.000,00 TL) hesap yapılarak bir aylık kar kaybının 83.33TL olduğu, 60 gün içinde yoksun kalınan kar miktarının ise 166.66 TL olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda belirtilen vergi beyannamesindeki yıllık kar miktarı her zaman doğru bilgi içermemektedir. Ayrıca kiraya veren davalı-karşı davacı, kiralananı hazır bulundurmakla yükümlü olmasına rağmen bu yükümlülüğünü yerine getirmeyerek davacı-karşı davalının elektriğini keserek bir müddet çalışmasına engel olmuştur. Bu nedenle davacı-karşı davalı belirli bir süre çalışamadığından vergi kayıtlarından yola çıkarak davacı-karşı davalının yoksun kaldığı kâr miktarının hesaplanması hatalıdır. Bu durumda mahkemece davacı-karşı davalının önceki ve sonraki yıllardaki çalışmaları, tükettiği su ve elektrik harcamaları ve iş kapasitesi dikkate alınarak, objektif kurallar da gözetilerek yoksun kalınan kârın belirlenmesi gerekirken vergilendirme amacıyla düzenlenen kayıtlar gözetilerek istemin kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı-k.davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy