MAHKEMESİ: Osmaniye 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 20/02/2014
NUMARASI: 2013/997-2014/146
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava feshi ihbar ve tahliye taahhüdüne dayalı tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili davalıların üç yılı aşkın süreden beri kiracı olduklarını, kira akdinin sözlü olup süresinin belirlenmediğini, kira akdi başladıktan bir yıl sonra imzalanan belgeye göre kiracıların, talep edilen tarihten itibaren 15 gün içinde taşınmazı tahliye etmeyi taahhüt ettiklerini, 20.05.2013 tarihli noter ihtarı ile tahliye bildiriminin yapıldığını ancak davalıların kiralananı tahliye etmediğini belirterek kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili duruşumda; kiralanan taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu, davanın tahliye taahhüdü ve feshi ihbara dayalı olarak açıldığını belirtmiştir. Davalılar vekili; müvekkili K.. E..’un kiracı olmayıp hakkındaki davanın reddi gerektiğini, davacının dayandığı belgenin tahliye taahhüdü niteliğinde olmadığını, belgenin dava dışı Ali Şahindal tarafından imzalandığını, davanın süresinde açılmadığını belirtmiştir. Mahkemece, tahliye taahhüdüne yönelik herhangi bir değerlendirme yapılmamış, davanın feshi ihbar koşullarına uygun olarak açıldığından bahisle tahliye kararı verilmiştir.
Taraflar arasında yazılı kira akdi bulunmamakla birlikte sözleşmenin 30.03.2010 başlangıç tarihli ve belirsiz süreli olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Kiralanan arsa niteliğinde olup uyuşmazlığa TBK’nunun kira genel hükümleri uygulanmalıdır. Taşınmaz ve taşınır yapı kiralarıyla ilgili belirsiz süreli kira sözleşmelerinde feshi ihbar süresi Türk Borçlar Kanunun 329.maddesi hükmüne göre belirlenir. Anılan madde hükmü gereğince süresiz sözleşmelerde 6 (altı) aylık dönem için 3 (üç) ay önceden kiracıya fesih bildiriminin tebliğ ettirilmesi ve o dönem sonunda tahliye davası açılması gerekir. TBK’nun 328/2.maddesi uyarınca süresinde yapılmayan bildirim bir sonraki fesih dönemi için geçerli olur. Somut olayda 22.05.2013 tarihli fesih bildirimine dayalı olarak 14.06.2013 tarihinde dava açılmıştır. Ne var ki sözleşmenin kurulduğu tarihe nazaran 14.06.2013 tarihinde dava açılabilmesi için ikinci altı aylık dönem olan (01.10.2012-01.04.2013) dönemi için feshi ihbarın üç ay önceden yani 01.10.2012-01.01.2013 tarihleri arasında çekilmiş olması gerekir. Oysa ki davacı tarafından davalıya gönderilen feshi ihbar bildirimi davalıya 22.05.2013 tarihinde tebliğ edilmiş olup feshi ihbar bildirimi yukarıda anlatıldığı gibi ikinci altı aylık dönemin üç ay öncesine rastlamadığından açılan dava süresinde değildir. Söz konusu ihbara dayalı olarak açılan davanın bu nedenle reddi gerekirken yazılı şekilde tahliyeye karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 09.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.