MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/03/2014
NUMARASI : 2013/1410-2014/464
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, Türk Borçlar Kanununun 331.maddesine dayalı sözleşmenin çekilmez hale gelmesi nedeniyle feshi ve temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile kiralananın tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Harçlar Kanunu 17.maddesinde tahliye davalarında bir yıllık kira bedeli üzerinden harç alınması gerektiği, 28.maddesinde ise alınması gereken harcın dörtte birinin peşin alınacağı ve kalanın ise kararın verilmesinden itibaren iki ay içerisinde ödeneceği, 32.maddesinde de yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı ve 30.maddesinde ise muhakeme sırasında tespit olunan değerin dava dilekçesinde belirtilen değerden fazla olduğunun anlaşılması halinde yalnız o celse için muhakemeye devam olunacağı, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunamayacağı hüküm altına alınmıştır.
Olayımızda her ne kadar dava dilekçesinde dava değeri 300 TL gösterilmiş ise de, dilekçeye ekli kira sözleşmesinde yıllık kira miktarı 4.500 TL'dir. Mahkemece bu değer üzerinden yukarıdaki esaslara göre harcın tamamlattırılarak, ondan sonra yargılamaya devam olunması gerekirken yazılı şekilde harç tamamlattırılmadan yargılamaya devam edilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule görede; mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388. maddesi ile bunun karşılığı olarak düzenlenen ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre hüküm, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsar. Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Hüküm gerekçesi dosya içeriğine uygun olmak zorundadır. Ayrıca, hükmün gerekçesi ile sonuç kısmının birbiri ile çelişmemesi gerekmektedir. Mahkemece hükmün gerekçesinde temerrüt olgusu gerçekleştiğinden ve davalının taşınmazı tahliye etmeyi ilke olarak kabul etmekle beraber süre isteminde bulunduğu, davalının bu isteminin mahkemece ele alınabilmesinin mümkün olmadığı, bu hali ile sözleşmenin çekilmez hale gelmesi hususunun inceleme konusu yapılmasına gerek bulunmadığı belirtildiği halde hükmün sonuç kısmında her iki isteminde kabulü sonucunu doğuracak şekilde "davanın kabulüne" karar verilmek suretiyle HMK.nun 297.maddesine aykırı olacak şekilde gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulması da doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy