MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 20/03/2014
NUMARASI: 2012/71-2014/101
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı S.. Ş.. geldi. Davacı taraftan gelen olmadı. Hazır bulunanın sözlü beyanı dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, sözleşmenin davalılarca haksız feshedildiğinden bahisle peşin ödenen kira bedelinin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; taraflar arasında 15.03.2011 tarihli kira sözleşmesi imzalandığını, davalı M.. Ş..’in sözleşmeye kefil olduğunu, müvekkili tarafından davalı Sevim’e 20.000 TL si nakit, 10.000 TL’si davalıya ait borcu üstlenmek suretiyle toplam 30.000 TL peşin kira ödemesi yaptığını, sonraki süreçte davalıların kiralanan büfeye ve içindeki mallara el koyduklarını ve müvekkilini zarara uğrattıklarını belirterek şimdilik 20.000 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar ise davacı ile her hangi bir kira kontratı yapmadıklarını, davacının sadece büfede işçi olarak çalıştırıldığını, kendisinden kira bedeli veya başka bir namla para almadıklarını, ibraz edilen fotokopi sözleşmenin gerçek dışı olduğunu, aslının ibraz edilemediğini belirterek davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece tanık beyanları çerçevesinde taraflar arasında kira ilişkisi bulunduğunun kabulü ile kira sözleşmesine dayanarak ödenen 20.000 TL’nin davacıya iadesine karar verilmiştir.
Davadaki uyuşmazlık varlığı iddia olunan kira ilişkisi kapsamında davalıya ödenen paranın iadesine yöneliktir. Davacı kira ilişkisini 15.03.2011 başlangıç tarihli fotokopi belgeye dayandırmıştır. Davalılar ise söz konusu belgenin gerçek dışı olduğunu belirterek taraflar arasında kira ilişkisi olmadığını davacının işçi olarak büfede bulunduğunu belirtmişlerdir. Kira ilişkisinin varlığı taraflar arasında tartışma konusu olup uyuşmazlığın çözümünde öncelikle bu husus üzerinde durulacaktır. Taraflar arasında kira ilişkisinin mevcut olup olmadığı ve buna bağlı olarak söz konusu bedelin kira ilişkisi kapmasında verilip verilmediğinin tespiti kira ilişkisine ilişkin uyuşmazlıklarda münhasır görevli mahkeme olan Sulh Hukuk Mahkemesine aittir. 6100 sayılı HMK’nun 4.maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklarda görevli olmayan asliye hukuk mahkemesinin bu konuda değerlendirme yaparak karar verilmesi doğru değildir. Dava kira ilişkisine dayanılarak açıldığına ve mahkemece kira ilişkisinin varlığı kabul edildiğine göre mahkemece işin esası incelenmeden görevsizlik kararı ile dosyanın sulh hukuk mahkemesine gönderilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 04.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.