MAHKEMESİ: Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 04/03/2014
NUMARASI: 2013/681-2014/348
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av. E..K.. geldi. Davalı taraftan gelen olmadı. Hazır bulunanın sözlü beyanı dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; müvekkili şirketin 06.07.2006 tarihli sözleşme uyarınca Ankara E..A.. A..’de bulunan mağazada kiracı olduğunu, kira sözleşmesine istinaden kiralayan davacıya 1.444.320 Euro bedelli teminat mektubu verdiğini, müvekkili şirket adına iflasın ertelenmesi talebi ile başvuru yaptıklarını, başvuru sonucu Anadolu 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/21 esas sayılı dosyası üzerinden 08.02.2013 tarihinde müvekkili aleyhine başlatılmış ve başlatılacak olan tüm takip işlemlerinin durdurulmasına ilişkin tedbir kararı verildiğini, tedbir kararı yürürlükte olmasına rağmen davalının 29.04.2013 tarihinde keşide ettiği ihtarname ile müvekkilinden 854.447,48 TL alacaklı olduğunu iddia ettiğini, müvekkili şirket kayıtlarının incelenmesi neticesinde 02.05.2013 tarihi itibariyle alacak tutarının 498.666 TL gözüktüğünü belirterek müvekkilinin davalıya 02.05.2013 tarihi itibariyle 355.781 TL borçlu olmadığının tespitine ve teminat mektubunun nakde çevrilmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı süresinde davaya cevap vermemiş, mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan kira sözleşmesi 06.07.2006 tanzim ve kiralananın tesliminden itibaren 15 yıl sürelidir. Kiralanan taşınmaz için öngörülen aylık kira bedeli 102.000 Euro+Kdv olarak kararlaştırılmış ve kira bedeli artışının Avrupa birliği ülkeleri tüketici fiyatları endeksi yıllık ortalama endeks değişikliğinin %80’i üzerinden üç yılda bir yapılacağı öngörülmüştür. Kira bedelinin artışı için öngörülen üç yıllık periyotların hangi tarihten itibaren hesaplanacağı yine sözleşmenin 6.bölüm 1.maddesinde “üç tam yılın hesaplanmasında; devir teslim yılın ilk yarısı gerçekleşmiş olması kaydı ile devir teslimin gerçekleştiği yıl ilk yıl olarak kabul edilecektir. Teslim yılın ilk yarısında gerçekleşmemiş ise devir teslimin gerçekleştiği yılı takip eden ilk tam takvim yılı ilk yıl olarak kabul edilecektir” şeklinde kararlaştırılmıştır. Taraflar arasında dava açılmadan önce karşılıklı olarak keşide edilen ihtarnameler ve davalının yargılama aşamasında sunduğu beyan ve dilekçelerden taraflar arasındaki uyuşmazlığın kira bedelindeki artışın hangi tarihten itibaren ve hangi oranda yapılacağı noktasında toplandığı ancak mahkemenin uyuşmazlık konusu üzerinde her hangi bir inceleme ve değerlendirme yapmaksızın salt taraflarca sunulan ekstreler üzerinden inceleme yaparak karar verdiği görülmüştür. Oysa ki hakim kendisine sunulmuş olan bir davada, ilk iş olarak davanın çözümlenmesi bakımından tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tespit ederek, tahkikatı da uyuşmazlığa konu noktalar üzerine hasretmeli ve bilirkişi incelemesi de bu çerçevede yapılmalıdır. Belirtilen bu olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırı olup hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 04.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.