MAHKEMESİ: Alanya 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 10/12/2013
NUMARASI: 2013/390-2013/765
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, tahliye taahhüdü nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı ve diğer kiracı Mustafa Keskin’in Alanya 5. Noterliğinde düzenlenen 20/05/2011 tarih ve 13967 yevmiye numaralı yazılı tahliye taahhüdü ile taşınmazı 20.05.2013 tarihinde tahliye edeceklerini taahhüt ettiklerini, taahhüde rağmen taşınmazın tahliye edilmediğini, yapılan icra takibine kiracılardan davalı A.. A..’ın yersiz itirazda bulunduğunu belirterek davalı A.. A..’ın itirazının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; tahliye taahhüdündeki imzanın kendisine ait olmayabileceğini, ilgili noter ve diğer kiracı hakkında sahtelik iddiasında bulunacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Takibe dayanak yapılan ve karara esas alınan 01.05.2011 başlangıç tarihli ve 2 yıl süreli kira sözleşmesi, davacı ile Mustafa Keskin ve davalı A.. A.. tarafından imzalanmıştır. Davaya konu 20.05.2011 keşide tarihli tahliye taahhütname de yine noter huzurunda kiracılar tarafından imzalanmıştır. Davacı tarafından her iki kiracı hakkında 28.05.2013 tarihinde başlatılan icra takibinde, tahliye taahhüdüne dayalı tahliye istenmiş, tahliye emri davalı A.. A..’a 31.01.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, diğer davalı Mustafa Keskin’e ise tebliğ edilememiştir. Davalı A.. A..’ın yasal süresi içerisinde tahliye emrine itiraz etmesi üzerine davacı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması isteminde bulunmuştur.
Davaya konu kira sözleşmesi ve tahliye taahhütnamesinde kiracının iki kişi olduğu konusunda uyuşmazlık yoktur. İcra takibi taahhütte bulunan her iki kiracı hakkında yapıldığına göre kiracılardan biri tarafından itiraz olmasa bile zorunlu dava arkadaşlığı göz önünde bulundurularak davanın her iki kiracı aleyhine açılması gerekir. Bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 18.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.