MAHKEMESİ : Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 27/06/2013
NUMARASI : 2006/356-2013/207
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. K.. O.. geldi. Davacı taraftan gelen olmadı. Hazır bulunanın sözlü beyanı dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava; rödovans sözleşmesi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve 1997-2005 yılları arası fazla ödenen rödovans bedelinin iadesi istemine ilişkin olup, davalı idare tarafından açılan ve eldeki dosya ile birleşen davalarda ise davalı işletmecinin 2000, 20001, 2002 ve 2003 yıllarında sözleşmeye konu sahadan kayıt dışı olarak elde ettiği kömürlerin rödovans bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece işletmecinin dava konusu yıllara ilişkin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve fazla ödenen 7.128,95 TL rödovans bedelinin davacıya iadesine karar verilmiş, hüküm davalı-birleşen dosyalar davacısı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; müvekkili ile davalı kurum arasında akdedilen rödovans sözleşmelerine binaen .... nolu kömür üretim sahasının 1997-2005 yılları arasında müvekkili şirket tarafından işletildiğini, belirtilen dönemde müvekkilinin gerçekleştirdiği toplam kömür satış miktarının669.932,56 ton olup, bunun 246.302,46 tonunun 3.kişilerden fatura karşılığı temin edilen kömür ve 208.020 tonun daha önce açılan davalarda bedelinin tahsiline karar verilen şist ve kömürden oluştuğunu, satışı gerçekleşen miktardan, bedeli ödenen miktarlar düşüldüğünde rödovansı ödenecek bakiye kömür miktarının 215.610,10 ton olmasına karşın davalı kurumun müvekkilinden belirtilen yıllar itibariyle 219.986,38 ton kömürün rödovansını tahsil ettiğini, fazladan rödovansı tahsil edilen kömür miktarının 4.376,27 ton olup kdv hariç tutarının 38.605,32 TL’ye tekabül ettiğini belirterek belirtilen yıllar itibariyle müvekkilinin davalı TTK’ya borçlu olmadığının tespiti ve fazla ödenen 39.605,32 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı kurum vekili ise; sınırları Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen Zonguldak taşkömürü havzasından çıkartılan kömürlerin mülkiyeti, işletip işlettirme hakkının TTK’ya ait olduğunu, kömürlerin davacı tarafından üretilmiş olmasının veya 3.kişilerden satın alınmasının bir öneminin olmadığını, davacının kömürleri yasal yoldan elde ettiğini ispat etmesi gerektiğini, davacının davaya konu dönemde fiili üretim miktarının 167.981,73 ton olmasına karşın rödovans ödenmesine esas kömür miktarının 192.436,96 ton olduğunu, davacının 1997-2003 dönemine ilişkin eksik ödemeleri nedeniyle davacı hakkında alacak davaları açtıklarını belirterek davanın reddini istemiştir. Birleşen Zonguldak 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/359 esas sayılı dosyası üzerinden açılan dava; 2000, 2001, 2002, 2003 yıllarına ilişkin toplam 22.867 ton kömürün rödovans bedelinin işletmeciden tahsili istenmiş ve yine birleşen Zonguldak 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/261 esas sayılı dosyasında ise 2003 yılına ilişkin eksik rödovans bedelinin davalı işletmeciden tahsili istenmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 1997-2005 dönemine ilişkin davacı-birleşen dosyalar davalısı tarafından davalı kuruma 4.376,27 ton kömürün rödovans bedelinin fazladan ödendiğinin kabulü ile 7.128,95 TL’nin davacıya ödenmesine karar verilmiş, birleşen davalar hakkında ise hüküm kurulmamıştır.
Türkiye Taşkömürü Kurumuna ait ...... nolu kömür sahasının rödovans karşılığı işletilmesine ilişkin davacı işletmeci ile davalı TTK arasında 14.02.1996 tarihli ve 10 yıl süreli ve 23.12.2004 tarihli ve 10 yıl süreli rödovans sözleşmeleri akdedilmiştir. İşletmecinin yıllar itibariyle taahhüt ettiği asgari üretim miktarları, TTK’ya ödenecek rödovans payları, tahakkuk ve ödeme şekilleri, üretilen kömürün sevki, hesaplama ve çalışma usulleri taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde detaylı olarak belirlenmiştir. Davacı sözleşme kapsamında 9 nolu kömür sahasından üretip sattığı kayıtlı kömür miktarının 215.610,10 ton olmasına karşın, rödovans tahakkuku yapılan kömür miktarının 219.986,38 ton olup 4.376,27 ton kömürün rödovansının davalı-b.dosyalar davacısına fazladan ödendiği iddiasındadır. Davalı-b.dosyalar davacısı ise; fazla ödemenin söz konusu olmayıp, aksine 2000, 2001, 2002, 2003 yıllarında davacı-b.dosyalar davalısının toplam 22.867 ton kömürün rödovans bedelini ödemediğini savunmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesinde sözleşme hükümlerinin esas alınması zorunludur. Sözleşme hükümlerine göre işletmeci, sahada ürettiği kömürü ve kömür artıklarını TTK’nın gösterdiği kantarda tartmak zorunda olup davacının kayıtlı kömür miktarının tespitinde sözleşmelerin konuya ilişkin (10/d ve 15/j) maddelerinin nazara alınması gerekir. Keza işletmecinin yıllar itibariyle ödeyeceği rödovans bedellerinin de kayıtlı kömür miktarı üzerinden sözleşmelerin 13/b ve 7/b maddelerine göre tespit edilmesi, davacının toplam satışını gerçekleştirdiği kömür miktarından kaydi üretim miktarı ve piyasadan temin ettiği belgeli kömür miktarının düşülerek sonuca gidilmesi gerekir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplamaya esas kalemler yönünden sözleşme hükümleri değerlendirilmediği gibi, rödovansı ödenen ve 3.kişilerden satın alınan kömür miktarları da tarafların dilekçelerinde bildirdiği rakamlarla uyumlu değildir. Öte yandan 1997 ve 1998 yılları rödovans bedelinin eksik ödendiği iddiası ile açılan davada mahkemece (Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/526 esas 2009/273 karar) davanın reddine karar verilmiş olup anılan dosya gereği 60.480 ton kömürün hesaplamaya dahil edilmesi doğru değildir. Mahkemece önceki bilirkişiler dışında Üniversitelerin ilgili bölümlerinden seçilecek bilirkişi kurulu aracılığıyla tarafların ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bilirkişi raporu alınarak asıl ve birleşen davalar hakkında sonucuna göre karar verilmesi gerekirken dosya içeriği ve sözleşme hükümleri ile örtüşmeyen yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak asıl dava hakkında kabul kararı verilmesi birleşen davalar hakkında ise olumlu-olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 1.100.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 04.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy