MAHKEMESİ : Bakırköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 105/04/2013
NUMARASI : 2012/67 D.İş.-2012/67
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ihtiyati haciz davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
İhtiyati haciz isteyen vekili, karşı tarafın talep edene ait taşınmazda kiracı iken Bakırköy 11. SHM nin 2010/17 E-2011/250 K sayılı dosyasında taşınmazın tahliyesine karar verilerek kararın kesinleşmesi üzerine taşınmazı tahliye ettiğini ancak kiracı-karşı tarafın, taşınmazı, gönderilen ihtarnameye rağmen eski malikle yapılan sözleşmeye aykırı olarak ilk teslim aldığı haliyle iade etmediğini, taşınmazın eski hale getirme bedelinin Bakırköy 2. SHM nin 2012/41 D İş sayılı dosyası üzerinden yapılan tespite göre 60.575,61 TL olduğunu, davalının bu bedeli ödememek için mal kaçırmaya, şirketi tasfiye ederek araçları satmaya çalıştığını belirterek ihtiyati haciz isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, %15 teminat karşılığında 60.575,61 TL alacağın tahsilinin sağlanmasını teminen İİK 257/1 gereğince ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verilmiş, karar karşı taraf vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İcra İflâs Hukukundaki ihtiyati haciz müessesi, medenî usul hukukundaki ihtiyati tedbir ve idare hukukundaki yürütmenin durdurulması müesseseleri gibi bir geçici hukuki koruma önlemidir (Üstündağ, S. : İhtiyati Tedbirler, İstanbul 1981, s. 1.)
İcra ve İflâs Kanunu'nun (İİK’nun) 257’nci maddesinin 1’nci fıkrası uyarınca “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Bu hükme göre, bir para alacağının vadesinin gelmesi hâlinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İİK'nun 258’nci maddenin 1’nci fıkrası uyarınca, “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur….” Bu hükme göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat yeterli olup, kesin bir ispat aranmamakta ise de özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir.
Olayımıza gelince, talep edenin dayandığı Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/41 D.İş sayılı dosyasındaki tespit raporunun karşı tarafa tebliğ edilerek kesinleştirilmediği, borcun itirazsız kabulüne dair yazılı belge sunulmadığı, talep edilen alacağın herhangi bir mahkeme kararına veya kıymetli evrağa dayanmadığı gibi vadesi gelmiş diğer bir anlatımla muaccel bir borç bulunmadığı, borçlunun kaçma ya da mal kaçırma şüphesini gösteren delil ibraz edilemediği, tespit kararındaki bilirkişi raporunun ve ihtarnamenin İİK’nun 257’nci maddesinde sayılan kambiyo senedi vasfı taşımadığı birlikte değerlendirildiğinde mahkemece ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle kabul karar verilmesi doğru değildir.
Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy