MAHKEMESİ: Bakırköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 28/10/2013
NUMARASI: 2013/123-2013/131
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkin karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
İhtiyati haciz isteyen vekili, davalı karşı tarafın talep edene ait taşınmazda kiracı olduğunu, 2013 yılında yapılan arttırım ile aylık 154.060 TL (KDV dahil) kira parası ödediğini, karşı tarafın 2013 yılı 5. Ay kirasını 88.060 TL eksik ödediğini, ayrıca 2013 yılı 6,7,8,9. Ay kira bedellerin toplamı 704.304 TL kira alacağını ise ödemediğini, borçlu aleyhine başka alacaklılar tarafından sürekli takip yapıldığını, normal yollarla kira bedelini ödemediği gibi açılacak icra takibinde de mal kaçırılmasının muhtemel olduğunu belirterek niteliği gereği rüçhanlı olan kira alacağının tahsili için ihtiyati haciz isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, %15 teminat karşılığında 704.304 TL alacağın tahsilinin sağlanmasını teminen İİK.nun 257/1. Maddesi gereğince ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verilmiş, hüküm karşı taraf vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İcra İflâs Hukukundaki ihtiyati haciz müessesi, medenî usul hukukundaki ihtiyati tedbir ve idare hukukundaki yürütmenin durdurulması müesseseleri gibi geçici bir hukuki koruma önlemidir (Üstündağ, S. : İhtiyati Tedbirler, İstanbul 1981, s. 1.)
İcra ve İflâs Kanunu'nun (İİK’nun) 257’nci maddesinin 1’nci fıkrası uyarınca “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” bu hükme göre, bir para alacağının vadesinin gelmesi hâlinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İİK'nun 258’nci maddenin 1’nci fıkrası uyarınca, “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur….” bu hükme göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat yeterli olup, kesin bir ispat aranmamakta ise de, özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir.
Olayımıza gelince, talep edilen alacağın herhangi bir mahkeme kararına veya kıymetli evrağa dayanmadığı gibi kira sözleşmesinin tek başına ihtiyati haciz kararı verilmesi için yeterli olamayacağı gibi,borçlunun kaçma ya da mal kaçırma şüphesini gösteren delil de ibraz edilemediği hususları birlikte değerlendirildiğinde mahkemece ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle kabul karar verilmesi doğru değildir.
Hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.