MAHKEMESİ : Bakırköy(Kapatılan) 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 22/10/2013
NUMARASI : 2013/45-2013/90
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av. R.. K.. geldi. Davalı taraftan gelen olmadı. Hazır bulunanın sözlü beyanı dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, hor kullanma bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir
Davacı vekili; davacıya ait binanın ilk üç katının 01.02.2003 başlangıç tarihli sözleşme ile davalılara kiraya verildiğini, sözleşmenin her bir davalı ile ayrı ayrı yapılmasına karşın davalıların taşınmazı birlikte kiraladıklarını, kira sözleşmesinin 03.08.2010 tarihinde karşılıklı feshedildiğini, anahtar teslimini müteakip kiralananda müvekkili tarafından yaptırılan delil tespitinde; kötü kullanımdan kaynaklanan hasar bedelinin 182.310 TL olarak belirlendiğini, hasar bedelinin ödenmesi için davalılara ihtarname keşide edildiğini ancak davalıların ödeme yapmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere 182.310 TL hasar bedelinin davalılardan müteselsilen tahsiline, davalıların sorumluluklarının ayrı olduğunun kabulü halinde ise mevcut zararın 10.000 TL sinin davalı 3A firmasından 172.310 TL sinin davalı F.. şirketinden tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili davalılar arasında akdi veya kanuni teselsül bulunmadığını, kiralanan fabrika binasının iskan ruhsatının olmadığını, tahliyenin iradi değil zorunlu sebeplerden kaynaklandığını, kiracının olağan kullanmadan kaynaklanan hasar ve eskimelerden sorumlu tutulamayacağını, kiralanandaki hasarın hor kullanmadan kaynaklanmadığını, delil tespitinin yokluklarında yapıldığını ve rapora itiraz etiklerini, kiralananın tepeden tırnağa müvekkili tarafından yenilendiğini, davacıya hor kullanmadan kaynaklanan borçları olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda tespit edilen tutar ve davacının ıslah talebi de nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
2-Davalılar vekilinin hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.02.2003 başlangıç tarihli ve birer yıl süreli kira sözleşmeleri konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmeye konu işyeri imalathane olarak kullanılmak üzere davalılara kiraya verilmiştir. 6098 sayılı T.B.K.’nun 316/1.maddesi (B.K.nun 256.maddesi) hükmü uyarınca kiracı kiralananı özenle kullanmak ve aynı kanunun 334. maddesi (B.K.nun 266.maddesi) gereğince sözleşme sonunda aldığı hali ile kiralayana teslim etmekle yükümlüdür. Kiracının bu yükümlülüğünün ihlali halinde kiraya veren; bu yüzden uğradığı zararın tazminini kiracıdan isteyebilir. Ancak kiracı sözleşme sınırları içinde kiralanandan yararlanması sonucu meydana gelen yıpranma ve bozulmalardan sorumlu değildir. O nedenledir ki kiralanandaki hasar ve bozukluğun kötü kullanımdan kaynaklanıp kaynaklanmadığının özenle tespiti gerekir. Hasarın hor kullanmadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı belirlenirken kiralananın kullanım süresi ve sözleşmedeki tahsis ve kullanma amacı göz önünde bulundurulmalıdır. Somut olayda; bilirkişi raporunda belirtilen hasar kalemlerine yönelik olarak ayrı ayrı değerlendirme yapılmaksızın genel ve soyut bir ifade ile hasarın hor kullanmadan kaynaklandığına ilişkin tespit ve değerlendirme yüzeysel olup hükme esas alınamaz. Mahkemece bilirkişiden ek rapor alınarak her bir hasar kalemi yönünden kiralananın kullanma amacı ve kiracının kiralananda bulunduğu süre de göz önünde bulundurularak hasarın hor kullanmadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı tespit edilmeli, bu şekilde münhasır hor kullanmadan kaynaklanan hasarlar belirlendikten sonra bu hasara yönelik olarak tamir ve yenileme çalışmalarına ilişkin metraj ve harcanacak tutar zarar tarihi itibariyle belirlenmeli ve nihayet binanın yapılış tarihine göre yenilenen parçalar yönünden yıpranma payları da düşülerek davalının sorumlu olduğu tutar denetime elverişli şekilde belirlenmelidir. Mahkemece belirtilen hususlar gözetilmeksizin eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (2) No'lu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 18/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy