MAHKEMESİ : Alanya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 14/06/2013
NUMARASI : 2012/677-2013/239
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, menfi tespit davası istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, davalı tarafından icra takibine konu edilen 10.01.2012 düzenleme tarihli 5000,00 € bedelli 30.07.2012 vadeli bononun, taraflar arasındaki 01.01.2012 tarihli kira sözleşmesi gereğince teminat senedi olarak verildiğini, kiralananın tahliye edilmesine rağmen iade edilmediğini belirterek, icra takibine konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı da takibe konu senedin kira sözleşmesi gereğince verildiğini ancak teminat senedi olmayıp kira bedeline karşılık olarak verildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nun 114/c maddesi gereğince mahkemelerin görevi dava şartı olup, yasanın 115. maddesi gereğince mahkeme dava şartının bulunup bulunmadığını res'en araştırmakla yükümlüdür.6100 Sayılı Yasanın 4/a maddesinde, kiralanan taşınmazların 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların sulh hukuk mahkemesinde görüleceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlık kira ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Dava 6100 Sayılı HMK'nun yürürlük tarihi olan 01.10.2011 tarihinden sonra 03.12.2012 tarihinde açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esası incelenerek davanın esastan sonuçlandırılması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 15.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy