MAHKEMESİ : Nazilli 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/11/2013
NUMARASI : 2012/122-2013/2148
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde, aylık kira parasının 01.01.2012 gününden başlayarak 3.000 TL olarak tespitini istemiştir. Davalı ise artış talebinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, mahkemece; hak ve nesafet ilkesi uyarınca kira parasının 1.300 TL olarak tespitine karar verilmiştir. Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki kira ilişkisi yazılı kira sözleşmesine dayalı olmamakla birlikte davalın kiracılığının 2007 yılından beri devam ettiği uyuşmazlık konusu değildir. Davacı yenilenen dönemde kira başlangıç tarihinin 01.01.2012 olduğunu belirterek bu tarihinden itibaren kira parasının 3.000 TL olarak tespitini istemiştir. Tespiti istenilen dönem akdin kurulmasından sonraki üç dönemi geride bırakmış olup bu nedenle taşınmazın boş olarak yeniden kiraya verilmesi halinde getirebileceği kira parası dikkate alınarak yeni dönemin hak ve nesafete uygun kira parasının takdir edilmesinde bir isabetsizlik yok ise de, alınan bilirkişi raporu hükme elverişli değildir.
Emsal ve rayicin tespitinde, kiralananın özellikleri ve kiralanan yer ile civarında aynı nitelikte kabul edilebilecek ve tespiti istenilen döneme yakın tarihte yapılmış kira sözleşmeleri esas alınarak mukayese yapılmalıdır.18.11.1964 gün ve 2/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre “hak ve nesafet” ilkesi uyarınca kira parası tespit edilirken öncelikle tarafların tüm delilleri, varsa emsal kira sözleşmeleri aslı veya onaylı örnekleri dosyaya alınarak, bilirkişi aracılığı kiralanan taşınmaz ve taraf emsalleri tek tek gezilip incelenmeli,bilirkişi tarafından gerekli incelemeler yapılıp,böylece elde edilen veriler somutlaştırılarak ,dava konusu yer ile ayrı ayrı (konumu,çevresi,niteliği,kullanım şekli,yüzölçümü,kira başlangıç tarihi,kira süreleri vb) kira parasına etki eden tüm nitelikleri karşılaştırılmalı,emsal kira bedellerinin niçin somut emsal olup olmadıkları,somut gerekçeler ile açıklanmalı ve dava konusu yerin yeniden kiraya verilmesi halinde getirebileceği kira parası belirlenmeli,hakimce bu kira parası dikkate alınarak “hak ve nesafete” uygun bir kiraya hükmedilmelidir.
Davada hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda açıklanan bu ilkelere uygun şekilde emsal incelemesi yapılmış ise de incelenen birden fazla emsalden hangisinin dava konusu taşınmazı yansıttığı ve buradan hareketle davaya konu dönemde benimsenmesi gereken kira bedelinin ne olacağına ilişkin raporda bir tespit ve değerlendirmeye yer verilmemiştir. Bilirkişi raporu bu yönü ile eksik olup taşınmazın tespiti istenen dönemde boş olarak kiraya verilmesi durumunda kira getirisinin ne olacağının bilirkişi tarafından tespiti
ile, bilirkişinin belirlediği bu tutardan davalının eski kiracı olduğu gözetilerek hak ve nesafet indirimi yapılarak kira parasının brüt tutar üzerinden tespiti gerekirken, anılan ilkelere uygun olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 30/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy