MAHKEMESİ : Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 24/09/2013
NUMARASI : 2010/53-2013/468
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira sözleşmesinin feshi nedeniyle alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekili ile davalıların miras bırakanı arasında 11/04/1998 tarihli 40 yıl süreli kira sözleşmesi yapıldığını, kira sözleşmesi uyarınca 20 yıllık kira bedelini 120.000 USD'nin murise peşin olarak ödediğini, murisin vefatından sonra 11/07/1999 tarihinde davalıların her birine kira sözleşmesini nedeniyle 16.667 DM ödendiğini, kira sözleşmesine konu arazilere masraf yaparak arsa vasfı kazandırdığını, taşınmazlarda inşa edilecek yapılar için projeler hazırlattığını ancak davalıların ortaklığın giderilmesi davası açması ve bu dava sonucunda taşınmazların satışına karar verilmesi nedeniyle sözleşmenin ifasının imkansız hale geldiğini, bu nedenle sözleşmenin 02/12/2009 tarihli ihtarname ile tek taraflı olarak haklı nedenle fesih edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin yapmış olduğu imar tadilatı, jeolojik ve jeoteknik etüt raporlarının hazırlanması ve harita kadastro işlemleri için yapmış olduğu masrafların ve harcamış olduğu mesaisinin tazmini için 1.000,00 TL, imar tadilatları neticesinde inşaat alanının arttırılması karşılığında davalıların elde etmiş olduğu ekstra inşaat alanının rayiç bedelinin karşılığı için 1.000,00 TL, murise ödenen kira bedeline ilişkin olarak 1.000,00 TL, davalılara ödenen para nedeniyle 1.000,00 TL, mimari projeler için yapılan masraflara ilişkin olarak 1.000,00 TL, kâr mahrumiyeti nedeniyle 1.000,00 TL ve cayma tazminatı olarak 4.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000 TL alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili, davacının taleplerinin daha önce Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/214 esas sayılı dava dosyasında ve Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/204 esas sayılı dava dosyasında dava konusu edildiklerini, davacının kötüniyetli olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, kira sözleşmesinin Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin görülen davasında değerlendirildiği ve buna ilişkin isteklerin karara bağlandığı, yine Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinde de taşınmaz üzerinde yapılan anlaşma uyarınca inşaat için vekaletnamenin verilmesinin geciktirilmesi nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zarara ilişkin taleplerin değerlendirildiği ve karara bağlandığının belirlendiği, dava ile talep edilen hususların aynı hukuki ilişkiden kaynaklandığı, taraflarının aynı olduğu, bu haliyle davanın mükerrer nitelikte bulunduğu gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kesin hüküm bir dava şartı olup kamu düzenine ilişkindir. Buna göre bir dava karara bağlanıp verilen hüküm kesinleştikten sonra aynı taraflar arasında, aynı konuda aynı hukuki sebebe dayanılarak yeni bir dava açılamaz. Açılması halinde ikinci dava kesin hüküm nedeniyle esasa girilmeden dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilir. Kesin hükümden söz edebilmek için biri kesinleşmiş tarafları, konusu ve sebebi aynı olan iki davanın varlığı gerekir. Bir başka deyişle bir davanın konusunu oluşturan uyuşmazlığın kesin bir hükümle çözülmüş olması halinde mahkemece yeniden inceleme konusu yapılmaz.
Olayımıza gelince; Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/214 Esas, 2008/142 Karar sayılı dava dosyasında, davanın tarafları aynı olup, dava, davacı ile davalıların murisi arasında düzenlenen 04/04/1998 kat karşılığı inşaat ve satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/204 Esas, 2011/276 Karar sayılı dosyasında ise, 11/04/1998 başlangıç tarihli kira sözleşmesi uyarınca, davalıların inşaat ve ruhsat işlemleri için vekaletname vermediği, davalıların edimini yerine getirmemesi nedeniyle davacının inşaata başlayamadığı ve bu nedenle zarara uğradığı belirtilerek tazminat talep edildiği görülmektedir. Bu davada ise, 11/04/1998 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin feshi nedeniyle alacak talep edilmektedir. Bu nedenle, Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/214 Esas, 2008/142 Karar sayılı dosyası ve Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/204 Esas, 2011/276 Karar sayılı dosyası ile bu dava dosyasının aynı konuda ve aynı hukuki sebebe dayanılarak açıldığı kabul edilemeyeceğinden, söz konusu dosyalar davadaki taleplerin tümü yönünden kesin hüküm teşkil etmez. Mahkemece işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 01.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy