MAHKEMESİ: Bursa 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 08/05/2014
NUMARASI: 2014/194-2014/976
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, istirdat ve demirbaş eşyaların iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalıya ait taşınmazın 21/08/2001 tarihli sözleşme ile üç yıllık süre ile kiralandığını, davalının, kira sözleşmesi sona ermeden müvekkilini zor kullanmak suretiyle 05/06/2002 tarihinde tahliye ettiğini, Bursa 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/583 Esas sayılı dosyasında, kiracılığın tespitine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, bu karar nedeniyle kira süresinin bitimine kadar kira bedellerinin ödendiğini, ödediği kira bedelinin iade edilmediğini ve maliki olduğu menkul malların kendisine teslim edilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tahliye tarihinden sonra ödediği kira parasının istirdatına, menkul malların iadesine, iadesi mümkün olmadığı takdirde bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 24/09/2008 tarih ve 2006/258 E, 2008/423 K sayılı dosyasında, davacının aynı mahiyetteki talebi ile ilgili davanın kısmen kabulüne karar verildiği ve kararın kesinleştiği belirtilerek davanın kesin hüküm sebebiyle reddine karar verilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, temyiz eden davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının istirdat talebine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Kesin hüküm bir dava şartı olup kamu düzenine ilişkindir. Buna göre bir dava karara bağlanıp verilen hüküm kesinleştikten sonra aynı taraflar arasında, aynı konuda aynı hukuki sebebe dayanılarak yeni bir dava açılamaz. Açılması halinde ikinci dava kesin hüküm nedeniyle esasa girilmeden dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilir. Kesin hükümden söz edebilmek için biri kesinleşmiş tarafları, konusu ve sebebi aynı olan iki davanın varlığı gerekir. Bir başka deyişle bir davanın konusunu oluşturan uyuşmazlığın kesin bir hükümle çözülmüş olması halinde mahkemece yeniden inceleme konusu yapılmaz.
Olayımıza gelince: davacı davada, tahliye tarihinden sonra ödenen kira bedelinin iadesini talep etmiştir. Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/258 E, 2008/423 K sayılı dosyasında davacının istirdat talebi bulunmadığından bu dava için kesin hüküm teşkil etmez. Mahkemece işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 20.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.