MAHKEMESİ: Ankara 10. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 12/02/2014
NUMARASI: 2013/1373-2014/100
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya ve icra takibine dayanak yapılan ve taraflar arasında düzenlenen 01/04/2010 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesinin varlığı uyuşmazlık konusu değildir. Sözleşmede aylık kira bedelinin 1.000- TL olduğu, her ayın 5 ine kadar peşin ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacı alacaklı 15/11/2013 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2013 yılının Nisan ve Kasım ayları arası 10.000-TL kira alacağı ile 286,64 TL işlemiş faiz alacağının tahsilini istemiştir. Davalı borçlu vekili yasal süresindeki itirazında; Dava konusu işyerinin daha önce davalıya kiraya verildiğini fakat kiraya verildikten birkaç ay sonra karşılıklı olarak kira sözleşmesinin feshedilerek alacaklı tarafından 3. Bir kişiye kiraya verildiğini, aradan 3 yıldan fazla bir süre geçtiği halde aynı kira sözleşmesine dayanılarak kira alacağı talebinde bulunulmasının haklı bir tarafı olmadığını, müvekkilinin borcu olmadığını bildirmiştir. Davalı iş bu itirazında; takibe dayanak yazılı kira sözleşmesinin varlığına, sözleşmedeki imzasına ve istenilen kira bedeline itiraz etmediğinden taraflar arasındaki kira ilişkisi ve takibe konu kira alacağı miktarı kesinleşmiştir. Zira davalı kiracı icra takibine vaki itirazında ileri sürdüğü sebeplerle bağlı olup itirazlarını sonradan değiştiremez ve genişletemez. Ayrıca davalı anahtar teslimini de kanıtlayamamıştır. Bu durumda mahkemece, işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın çözümünün yargılamayı gerektirdiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.