MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/09/2013
NUMARASI : 2012/265-2013/395
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı muarazanın önlenmesi davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde ayrı ayrı temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira sözleşmesinden kaynaklanan çekişmenin önlenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalılara ait taşınmazda 1.2.2003 başlangıç tarihli ve dört yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, davalılardan S.. Y.. tarafından açılan tahliye davasının reddedilerek kesinleştiğini, Keçiören Belediyesi haricindeki davalıların tahliye davasını kaybetmeleri üzerine taşınmazın ara bölmeleri kaldırılarak imar mevzuatına aykırı davranıldığı iddiasıyla imar müdürlüğüne şikayette bulunduklarını, davalıların asıl amacının kira bedelinin fahiş oranda artırılması olduğunu, istedikleri kira bedelini vermeyince yasal olmayan yollarla kendisini taşınmazdan çıkarmaya çalıştıklarını ve muaraza oluşturduklarını ileri sürerek davalı kiralayanlar tarafından oluşturulan muarazanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı K.. B.. cevabında; derdestlik itirazında bulunduklarını, davacının davalı belediyeye yönelik iddia ettiği muaraza iddialarının kabul edilemeyeceğini, davalı idare yönünden davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davalı belediye tarafından tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğunu belirterek haksız mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Diğer davalılar davaya cevaplarında; Davacının daha önce Ankara 14. AHM.sinde, tarafları ve konusu aynı olan (muarazanın önlenmesi) davası açtığını, tüm yargı yollarından geçen ve Yargıtay Bozma Kararından sonra bu davanın kabulüne karar verildiğini, devam etmekte olan iş bu davanın tarafları ve konusunun aynı olduğunu, 2011/611 E. sayılı dava dosyası hükmü kesinleşmiş olması halinde; 2012/265 E. sayılı davanın, "aynı konuda kesin hüküm bulunması nedeniyle" reddi, hüküm kesinleşmemiş ise, tarafları ve konusu aynı olan 2011/611 E. sayılı dava temyiz aşamasında olduğundan "derdesttik nedeniyle yine reddinin gerekeceğini, davalıların önceki davada muaraza yarattığı iddia olunan eylemleri tekrarlamadıklarını, muaraza arz eden yeni olgular meydana gelmediğini, Bu itibarla, davacının aynı davayı, bu defa Keçiören Belediyesini de hasım göstermek suretiyle davalılar aleyhinde ikinci kez açtığını, davacının taşınmazı 03/08/2009 tarihinde tahliye ettiğini ve anahtarı da Keçiören Belediyesine teslim ettiğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini dilemişlerdir.
Davacının 01.02.2003 başlangıç tarihli ve dört yıl süreli kira sözleşmesi ile dava konusu taşınmazda kiracı olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı vekili yargılama sırasında davalıların davacıyı sık sık rahatsız edip belediyeye şikayette bulunması nedeniyle davacının çalışamaz duruma geldiğini ve dava konusu eczaneyi tahliye ettiğini bildirmiş, davalılar M.. Y.. ve S.. Y.. vekili de davaya cevaplarında; davacının dava konusu taşınmazı 03.08.2009 tarihinde tahliye ederek taşınmazın anahtarını Keçiören Belediyesine teslim ettiğini bildirmiştir. Bu durumda mahkemece dava konusu taşınmazın davacı tarafından tahliye edilip edilmediği araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine 19.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy