MAHKEMESİ : Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 07/06/2013
NUMARASI : 2011/628-2013/361
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı sözleşmenin iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Asıl dava sözleşmenin iptali, birleşen dava ise müdahalenin men'i istemine ilişkindir. Mahkemece, davaların kabulü ile sözleşmenin iptaline,davalının müdahalesinin men'ine karar verilmiş, hüküm asıl dava ve birleşen davanın davalısı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde, davacının Almanya'da yaşadığı uzaktan akrabası olan davalının davacıdan hile ile alınmış 01.01.2001 başlangıç ve 01.01.2016 bitiş tarihli 200.000,00 TL bedelli sözleşmeye dayanarak davacının bahçelerini işgal ettiğini belirterek hile ile iradenin fesada uğratılmış olması nedeniyle, 01.01.2001 başlangıç ve 01.01.2016 bitim tarihli kira sözleşmesinin iptaline,birleşen dava dilekçesinde ise davalının dava konusu taşınmazlara ve taşınmazlar üzerindeki ekili ağaç ve ürünlere zarar verdiğini belirterek davalının dava konusu taşınmazlara olan müdahalesinin men'ine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili,davanın reddini savunmuştur.
Davacı vekili, müvekkili tarafından imzalanarak davacıya verilen boş sözleşmenin davalıca doldurulmak suretiyle 01.01.2001 başlangıç ve 01.01.2016 bitim tarihli sözleşmenin oluşturulduğunu müvekkilinin yurtdışında yaşıyor olması nedeniyle hile ile iradesinin fesada uğratıldığını belirterek anılan sözleşmenin iptalini talep etmiştir. Bu durumda sözleşmenin hile ile oluşturulduğunun kanıt yükü davacıya aittir.Taraflar arasında 01.01.2001 başlangıç tarihli ve 15 yıl süreli yazılı kira sözleşmesinin bulunmadığı davacı tarafından aynı kuvvete haiz yazılı belgeyle kanıtlanamamıştır.Ne var ki, davacı dava dilekçesinde “her türlü yasal delil ” demek suretiyle yemin deliline de dayandığına göre, Mahkemece kira sözleşmesinin hile ile iradenin fesada uğratılıp uğratılmadığı yönünde davacı tarafa davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre davalar hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca asıl dava ve birleşen davaya ilişkin hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 20/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
ŞA/AY/GBC
Karşılaştırıldı.
Kalem Şefi/H.Demir
Full & Egal Universal Law Academy