MAHKEMESİ : İstanbul 9. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/04/2014
NUMARASI : 2011/211-2014/214
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye ve alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, takibin 10.156 TL olarak devamına ve kiralananın tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkiline ait taşınmazda sözlü kira akdi gereğince kiracı olan davalının 2008 Haziran-2010 Eylül ayları 14.650 TL kira alacağını ödemediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı ise sözlü kira ilişkisine karşı çıkmış ve davacıyla arasında herhangi bir kira ilişkisi bulunmadığını, davacı olan kardeşi ile dava dışı olan kardeşlerinin kendisine yardım amaçlı olarak davaya konu taşınmazı aldığını, sonrasında arada anlaşmazlık çıkınca taşınmazın tapu kaydını davacı kardeşine verdiğini, taşınmazı yıllardır kullandığını savunmuştur.
HMK’nun 190.maddesi uyarınca ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Somut olayda davacı kira ilişkisinin varlığından hareketle alacak isteminde bulunmuş olup bu açıdan kira ilişkisinin varlığını ispat külfeti davacıya aittir. HMK’nun 189/3.maddesi uyarınca kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar başka delillerle ispat olunamaz. Aynı yasanın 200.maddesine göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin yapıldıkları zamanki miktar ve değeri 2.500 Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Davacı ve davalı kardeş olup, davacı sunduğu delillerle ve dinlettiği tanık ifadeleri ile kira ilişkisini kanıtlayamamıştır. Ancak delil listesinde tüm yasal deliller ibaresinin bulunmasına, bunun yemin delilini de kapsamasına göre davacıya taraflar arasında kira ilişkisi bulunup bulunmadığı ve varsa aylık kira miktarının ne olduğu konusunda davalıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 18.9.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy