MAHKEMESİ: İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 23/01/2014
NUMARASI: 2013/126-2014/26
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, kira sözleşmesine aykırılık nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde, mülkiyetinin 25/134 hissesi davacı idareye ait olan Beyoğlu İlçesi, Keçecipiri Mahallesi, Hasköy Sokağında bulunan 3054 ada, 1 parselde kayıtlı 131,00 m2 yüzölçümlü ve 30 kapı numaralı deposu olan iki dükkanın davalı H.. G..'a kiraya verildiğini dava konusu taşınmazın mahallinde idarenin teknik elemanları tarafından yapılan incelemede kiracının dükkanı kira kontratının aksine lokanta olarak kullanmadığını, birahane olarak kullandığının tespit edildiğini, kira sözleşmesine aykırılığın ortadan kaldırılması için tebligat yapıldığını, davalı kiracının lokanta olarak kiralanan yeri Aydost Bira Evi olarak kullanmaya devam ettiğini, kira sözleşmesinin feshi ile dava konusu taşınmazın tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ise taşınmazın müşterek mülkiyete tabi olduğunu, davacının tek başına dava açamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece pay ve paydaş çoğunluğu sağlanamadığı, davacının tek başına akdin feshini isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
6098 Sayılı TBK.’nun 316 maddesi uyarınca akde aykırılık iddiasına dayalı olarak açılacak davalarda dava hakkı kural olarak kiraya verene aittir. Davalı davacının kiralayan sıfatına karşı çıkarsa bunu davacının ispat etmesi gerekir. Kiralayanın dava hakkı mutlak olup malik olma şartı bulunmamaktadır. Kiralayan durumunda olmayan malikin de bu davaları açabileceği içtihaden kabul edilmiştir.
Olayımıza gelince; Davacı ile davalı arasında düzenlenen 05.02.2004 başlangıç ve 31.12.2004 bitiş tarihli yazılı kira sözleşmesi ile davalının kiralananda kiracı olduğu taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Davacı kiraya verenin akdin feshi ve tahliye dava açma hakkı bulunmakla, mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi..