MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 08/05/2014
NUMARASI : 2014/13-2014/443
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalılardan K.. E.. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından, davalı borçlular aleyhine kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan tahliye istekli icra takibine davalı borçluların itiraz etmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, kiralananın tahliyesi ve icra inkar tazminatı isteminde bulunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine karar davalı kefil K.. E.. tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde; Müvekkilinin dava konusu taşınmazı 01.11.2012 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi ile kiraya verdiğini, Davalılar K.. E.. ve E.. E..'ın da kira sözleşmesinde kefil olarak imzalarının bulunduğunu, ödenmeyen kira alacağının tahsili amacıyla davalılar hakkında başlatılan icra takibine itiraz edildiğini belirterek itirazın kaldırılması, tahliye ve %20 icra tazminatı talebinde bulunmuştur. Mahkemece, davalı borçluların kira akdini reddetmediklerinden İİK.nun 269/2. maddesi uyarınca kira akdinin kesinleştiği, borçluların borçlarını ödedikleri iddiasına ilişkin belge ibraz edemedikleri gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İcra takibinde ve davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.11.2012 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı K.. E.. sözleşmeyi müteselsil kefil olarak TBK.nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra 01.11.2012 tarihinde imzalamıştır. TBK.nun kefalet sözleşmesinde şekil şartını düzenleyen 583.maddesi “Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.” hükmünü içermektedir. Takibe konu kira sözleşmesinde TBK.nun 583.maddesinde belirtilen şekil şartına uyulmadığından kefalet sözleşmesi geçersizdir. Bu durumda mahkemece itirazın kaldırılması isteminin davalı kefil K.. E.. yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın temyiz eden davalı kefil K.. E.. yönünden BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 15.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy