MAHKEMESİ : Arhavi Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 17/07/2013
NUMARASI : 2013/3-2013/66
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira alacağı ve tazminat davasına dair karar, davalı ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir kısım kira alacakları ile kiralanana verilen hasar tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın hasar yönünden kısmen kabulüne, davacının fazlaya ilişkin diğer taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ile davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı kiracının, kiralanandaki elektrik tesisatına zarar verdiğini ve dönem sonunu beklemeden kiralananı boşalttığını belirterek, 5.270 TL hasar tazminatı, 503.20 TL tespit gideri, 2012 yılı Kasım ayı ile 2013 yılı Nisan ayı arası 6.300 TL kira bedelinin tahsili isteminde bulunmuş, Davalı kiracı, elektrik tesisatına zarar vermediğini, sadece mağazanın dekoru gereği takılan spot lambalarını götürdüğünü, kiralananı 31.10.2012 tarihinde tahliye ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.05.2006 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı kiracı 26.11.2012 tarihli ihtarnameyle taşınmazı 31.10.2012 tarihinde tahliye ettiğini, davacı anahtarı almayınca, anahtarı esnaf Aydın Horazal isimli kişiye teslim ettiğini bildirmiş ise de; Borçlar Kanununun 266. (TBK 334.) maddesi uyarınca, kiracının, kiralananı iade borcunu yerine getirdiğinin kabul edilebilmesi için, kiralananın fiilen boşaltılması yeterli olmayıp, anahtarın usulen kiralayana teslim edilmesi, anahtar teslim edilmediği sürece kiralananın kiracının işgalinde olduğunun kabulü gerekir. Anahtarın teslim edildiğini, kira ilişkisinin sona erdirildiğini ispat yükü kiracı davalıya aittir. Kiralayanın anahtarı teslim almaktan imtina etmesi halinde kiracı kiralayana ihtarname göndermek suretiyle tevdii mahalli tayin ettirmelidir. Davalı her ne kadar, 31.10.2012 tarihinde kiralananı boşalttığını savunmuş ise de hukuken geçerli, usulüne uygun ve yasal bir tahliye söz konusu değildir. Ne var ki davacı alacaklının 10.12.2012 tarihinde davaya konu kiralanan da mahkeme aracılığıyla tespit yaptırdığı, bu şekilde kiralananın davacı alacaklının hakimiyetine girdiği ve tahliye tarihinin 10.12.2012 olduğunun kabulü gerekir.
Öte yandan davalı kiracının süresi sona ermeden kira sözleşmesini tek taraflı feshederek kiralananı tahliye etmesi durumunda kural olarak kira süresinin sonuna kadar kira parasından sorumludur. Bununla birlikte Borçlar Kanunun 96. (TBK 112.) maddesi göndermesi ile aynı kanunun 44. (TBK 52.)maddesi uyarınca, davacı kiralayanın bu yerin yeniden kiralanması konusunda gayret göstermesi, böylece zararın artmasını önlemesi için kendisine düşen ödevi yapmak durumundadır. Bu durumda davacının zararı, tahliye tarihinden kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira parasından ibarettir. Aksi takdirde hakim tarafından tenkise tabi tutulur. Bu durumda mahkemece yerinde uzman bilirkişi ile keşif yapılarak kiralananın aynı koşullarda ne kadar sürede kiraya verileceğinin tespit edilmesi, kiracının sorumlu olacağı makul süre belirlenerek sonucu dairesinde bir karar verilmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Kabule göre de tespit giderlerinin yargılama giderleri arasında değerlendirilmemesi isabetsizdir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının kira alacağına ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA,
Full & Egal Universal Law Academy