MAHKEMESİ: Malatya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 22/10/2013
NUMARASI: 2012/1591-2013/1399
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve tahliye davasına dair karar, davacılar ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağı için tahliye istekli olarak başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davalı kiracının itirazının iptaline, tahliyeye, davacı alacaklının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, 19.09.2012 tarihli takip talebi ile 10.02.2004 tarihli kira sözleşmesine dayanarak 30.000 TL olduğunu iddia ettiği, 2012 yılı kira bedelinden ödenmeyen 25.000 TL bakiye kira bedelinin tahsili ile tahliye isteminde bulunmuştur. Davalı borçlu süresi içinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinde, davalı alacaklının dayandığı kira sözleşmesi altındaki imzanın kendisine ait olmadığını, imza davalıya ait olmasa bile sözleşmeye göre kira bedelinin 30.000 TL olamayacağını, taraflar arasında 01.01.2010 tarihli, yıllık 2.400 TL bedelli başka bir kira sözleşmesi bulunduğunu belirterek takibe itiraz etmiştir. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesine göre davacı alacaklının dayandığı 10.02.2004 tarihli kira sözleşmesi altındaki imza davalı kiracıya ait çıkmıştır. Davaya dayanak 10.02.2004 tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesinde ilk yılın kira bedeli 9.000 TL, 2005 yılı kira bedeli 12.000 TL, 2006 yılı kira bedeli 15.000 TL olarak belirlenmiş, bundan ayrı kiracının üç yılın sonunda kiralananı tahliye edeceği kararlaştırılmıştır. Bu durumda mahkemece her ne kadar kira bedelinin 3.000 TL olarak arttırılması artış şartı kabul edilip buna göre belirlenen bedel üzerinden davalı kiracının itirazının iptaline karar verilmişse de; Taraflar sözleşme ile kira müddeti boyunca her yılın kira parasının ne kadar olacağını belirlemişler ancak sözleşmeye artış şartı koymamışlardır. Sözleşmede sadece davalı kiracının her kira yılı ne kadar kira ödeyeceği belirlenmiş, üç yılın sonunda sözleşmenin devam etmeyeceği kararlaştırılmış, ancak bundan sonrası için ise sözleşmenin seneden seneye yenilenmesi halinde kira artışının ne kadar olacağı konusunda bir düzenlemeye gitmemişlerdir. O halde mahkemece yapılacak iş taraflar arasında son ödenen ve uyuşmazlık konusu olmayan 2011 yılına ait kira bedelinin taraflardan sorulup ve var ise banka kayıtları da incelenip saptamak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Bu hususlar dikkate alınmadan sözleşmedeki her yıla ait kira düzenlemesi artış şartı olarak kabul edilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 20.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.