MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 16/02/2012
NUMARASI : 2009/174-2012/54
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kaçak su kullanımı nedeniyle fazla ödenen su bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dilekçesinde, davacının 06.09.2004 tarihli sözleşmeyle davaya konu öğrenci yurdu binasını kiraladığını, kiralanana ait su faturalarının çok yüksek gelmesi nedeniyle tesisatı kontrol ettirdiğini, kontrol neticesinde yurda ait su tesisatından okul kampüsü etrafında bulunan yeşil alanların sulandığını tespit ettiğini ve tesisatı kapattırdığını, bundan sonra mahkemece tespit yaptırdığını ve yapılan tespitte yeşil alanların sulanması için 27.642,47 TL tutarında su harcandığının bilirkişice hesap edildiğini belirterek 25.000 TL nin davalıdan tahsili isteminde bulunmuş, davalı vekili kira sözleşmesinin başlangıcında kullanılan su bedelinin kiradan düşüldüğünü daha sonra ise ağaç ve yeşil alan sulaması için 01.06.2006 tarihinde yeni bir abonelik alındığını ve sulama için bu hattın kullanıldığını davacının iddialarının doğru olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Taraflar arasında düzenlenen 06.09.2004 tarihli ve 2+1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davaya konu alacak isteminin konusu kira sözleşmesine dayanmayıp davacının kullandığı hattan yeşil alan sulandığı ve bu nedenle su faturalarının yurtta bulunan öğrencilerin kişi başı kullanabileceği su tüketiminden fazla olduğu iddiasına dayandığı anlaşılmaktadır. Davacının 16.10.2008 tarihli yaptırdığı tespit sonucu alınan bilirkişi raporunda '' tespit konusu olan yurdun bulunduğu alanın davalı yüksek okula ait olduğu, meslek yüksek okulunun yaklaşık 75.000.00 m2 civarında olduğu, 15.000.00 m2 alanın bina ve yollara ayrıldığı, ağaçlık ve yeşil alan olan 60.000.00 m2 lik kısmın sulamasının kız öğrenci yurdunun içme suyu hattından ve M.Y.O. içme suyu şebeke hattından alınarak sulandığının tespit edildiği, tespit isteyen yurt işletmecisinin, tespit konusu M.Y.O. kampüs alanındaki kız öğrenci yurdunun su abone numarasının 1283 olduğu ve okulun bulunduğu Belediye ile 18.01.2005 tarihinde sözleşme yaptığı ve su giderlerinin 09.09.2004 tarihinden itibaren tespit isteyen tarafından ödediğinin belediyenin cevabi yazısından anlaşıldığının tespit edildiği, tespit konusu kız öğrenci yurdunun su abonesinden ( 1283) sulama amaçlı boru hattı, sözleşmeden önce bağlı olduğu ve bu sulama hattının tespit isteyen yurt işletmecisi tarafından 06.11.2007 tarihinde su bağlantısını kestiğinin tespit edildiği, buna göre tespit konusu su bedellerinin 04.09.2004 ile 06.11.2007 tarihleri arasındaki sulamada kullanılan su bedeli olduğu, tespit istenen yurtta kalan insanların günlük kullandıkları su miktarlarının; İller Bankası Genel Müdürlüğü ve Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan ve halen geçerli olan teknik şartnamelerine göre, 1 kişinin kullandığı asgari günlük su miktarının 70 LT/gün olduğu, buna göre 09.09.2004 tarihi ile 04.06.2007 tarihleri arasında yurtta ve sulamada kullanılan su miktarı ve bedelinin 25.698 m3 karşılığı, 37.858.21 TL olduğu, sulamada kullanılan hattın kesildiği 06.11.2007 tarihinden 13.08.2008 tarihine kadar sadece yurtta kullanılan su miktarının 1.329 m3 karşılığı, 2.011,05 TL olduğu, yine 09.09.2004 tarihi ile 04.06.2007 tarihleri arası öğrenci başına kullanılabilecek su miktarı 7.001 m3 karşılığı 10.215,74 TL olduğunun bunun dışında kalan 18.697 m3 karşılığı, 27.642,47 TL su bedelinin sulamada kullanıldığının tespit edildiğinin bildirildiği görülmüştür. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda ise tespit raporundaki bulgulara ek olarak bahçe sulama ve yemekhane su aboneliğinin yapıldığı (1524 abone numarasının 01.06.2006 tarih) tarihten sonra, burada su aboneliği her ne kadar 01.06.2006 tarihinde yapıldığı belirtilmiş ise de dosyadaki belgelerden anlaşılmakla birlikte bu su aboneliği için 30.11.2007 tarihine kadar bir ödemenin yapılmadığı, 30.11.2007 tarihinde ise bu aboneliğe 2.638,90 TL tahsilat yapıldığının belirtildiği, bundan ayrı kira sözleşmesinin 5. maddesi gereğince süzme saat ile kullanılan suyun bedeli konusunda bir mahsuplaşma var ise de süzme sayaç dışında başka bir hattan bahçe sulama ve yemekhane için su kullanıldığı, bununda daha sonra aboneliğin ayrışmasından sonra harcanan su miktarının çok düştüğü, dosyaya ibraz edilen 2008 yılındaki ödemelerden anlaşıldığı, bu nedenle davalı idarenin haksız zenginleşmeye sebebiyet verdiğinin belirlendiği, tespit raporundaki bilirkişilerce belirlenen günlük kişi başı 70 LT su tüketiminin yurdun bulunduğu belde itibarıyla uygun ve harcanabilecek bir miktar olduğunun belirlendiği yine hesaplamanında bu miktarlar üzerinden yapılarak davalı tarafından yapılan ödemeler düşüldükten sonra davacının alacağının 25.451,82 TL olarak belirlendiği anlaşılmıştır. Mahkemece bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş ise de; fazla olduğu iddia edilen su kullanım bedelinin hesaplanmasında bilirkişilerce uygulanan ve mahkemece dikkate alınan yöntem sonuca ulaşmada elverişli değildir. Davacı dilekçesinde kendi hattından ayrı bir hatla bahçe ve yeşil alan sulandığını bildirmiş ve yargılama öncesi yapılan tespitte meslek yüksek okulunun yaklaşık 75.000.00 m2 civarında olduğu, 15.000.00 m2 alanın bina ve yollara ayrıldığı, ağaçlık ve yeşil alan olan kısmın 60.000.00 m2 lik kısım olduğu belirlenmiş ancak kaçak olduğu iddia edilen suyun kullanımında sulandığı iddia edilen alanların 09.09.2004 tarihi ile 06.11.2007 tarihleri arasında ne kadar su ihtiyacı duyabileceğinin hesaplanması yerine yurtta kalan öğrencilerin günlük kullanabileceği su miktarları üzerinden hesaplama yapılarak öğrencilerin bu dönemde 10.215,74 TL lik su kullanabileceği kalan miktarın ise bahçe sulamasında kullanıldığından hareketle sonuca gidilmiştir. O halde mahkemece yapılacak iş sulandığı iddia edilen ağaç ve çim alanlar gözetilerek kaçak su kullanılan dönemde bu alanların ne kadar su tüketebileceğinin içerisinde zirai bilirkişi olan bir heyetle gerektiği takdirde keşifte yapılmak suretiyle rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir. Az yukarıda belirtilen hususlar gözetilerek sonuca gidilmesi gerekirken elverişli olmayan yöntemle kaçak su kullanım bedeli hesaplanıp yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 03.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy