MAHKEMESİ: Emet Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 17/03/2014
NUMARASI: 2013/302-2014/83
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kiracılık sıfatının tespiti davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak, davanın niteliği itibariyle duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, kiracılık sıfatının tespiti ve bu konudaki muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 24.10.2005 başlangıç tarihli ve yirmi yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin diğer hususlar bölümü 26. maddesinde, işbu sözleşmede belirtilen hükümlere ve kiralama ve idari şartnamede belirtilen herhangi bir maddeye uyulmamasının tahliye sebebi sayılacağı, buna göre kiraya veren belediyenin tek taraflı olarak sözleşmeyi feshetmeye ve kiralanan yeri tahliye ettirmeye yetkili olduğu, aynı bölümün 29. maddesinde de, kiralanan yerin 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu'na göre kiraya verilmiş olup, kiracılık ilişkilerinde bu kanun hükümlerinin uygulanacağı kararlaştırılmıştır. Davacı kiracı 10.12.2013 tarihinde açmış olduğu işbu dava ile, davalı belediyenin 01.05.2007 tarihli encümen kararı ile kira sözleşmesini tek yanlı ve hukuka aykırı olarak feshettiğini ve 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesi gereğince kaymakamlık aracılığı ile kiralananı tahliye ettirdiğini belirterek, kiracılık sıfatının tespitini ve bu konudaki muarazanın giderilmesini talep etmiştir. Dosya kapsamı ve sözleşme hükümlerine göre sözleşme konusu kongre oteli ve müştemilatı nitelikli kiralananın 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre davacıya kiraya verildiği anlaşılmaktadır. E.. B.. E.. 01.05.2007 gün ve 39 / 1 sayılı kararı ile taşınmazın 20.10.2005 tarihli ve yirmi yıl süreli kira sözleşmesi ile davacıya kiralanıp aynı tarihte davacıdan tahliye taahhütnamesi alındığını, ancak davacının sözleşme ve yasalara uymayarak kira borçlarını ödemediğini, tesisin işletmesini gerçekleştiremediğini, bugüne kadar işleyiş konusunda bir çok kez uyarılmış ise de, eksiklikleri gidermediğini belirterek, 2886 Sayılı Kanun'un 62 ve 75. maddelerine göre işlem yapılmasına ve sözleşmenin feshine karar vermiştir. 5393 Sayılı Belediye Kanunu'nun 15. maddesi gereğince belediyeye ait taşınmazların tahliyelerinde 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesinin uygulanacağı kuşkusuzdur. Bu itibarla kiralananın niteliğinin davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerine ya da çatılı iş yeri kirası hükümlerine tabi olup olmamasının önemi bulunmamaktadır. Ancak süreli bir kira sözleşmesi ile kiralanan yerin kira süresi dolmadan davalı belediyece 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine dayanılarak tahliyesinin istenmesi mümkün değildir. ./..
Kiralananın konut ya da çatılı iş yeri kiralarına tabi olması durumunda 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda fesih ve tahliye sebepleri sınırlı şekilde gösterilmiş olup, kiraya verenin bu sebeplerden birine dayanmadan tek yanlı olarak sözleşmeyi feshedip tahliye isteme hakkı bulunmamaktadır. Yukarıda özetlenen belediye encümen kararında sözleşmenin feshi için gösterilen neden, kira paralarının ödenmemesi ve sözleşme şartlarına aykırı davranılmasıdır. Bu durum, yasada düzenlenmiş ihtar prosedürlerinin yerine getirilmesi halinde, ancak temerrüt ya da akde aykırılık nedeniyle akdin feshi ve kiralananın tahliyesi davaları açılmasını gerektirir. Davalının ise davacıya 16.04.2007 tarihinde keşide ve 17.4.2007 tarihinde tebliğ ettirdiği ihtarnamede yasal sürelere uyulmadan 30.04.2007 tarihine kadar eksikliklerin giderilmesi ve kira borçlarının ödenmesini istemiştir. Gerek henüz sözleşme süresinin sona ermemesi nedeniyle 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesi gereğince kiralananın tahliyesinin istenemeyecek olması, gerek 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre davacı kiracının tahliyesini gerektirecek yöntemin izlenmemesi nedeniyle davacının taşınmazdaki kiracılığı devam etmektedir. Her ne kadar davacı tarafından daha önce Emet Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007 / 376 Esas 2008 / 132 Karar sayılı dosyasında, davalının almış olduğu fesih kararı gereğince kaymakamlık vasıtası ile 04.05.2007 tarihinde kiralanan tesislerden uzaklaştırılması nedeniyle sataşmanın önlenmesi istemli olarak açılan dava, sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle taşınmazda davacı kiracının fuzuli şagil durumuna düşmesi gerekçesi ile ret edilmiş ise de, açıklandığı üzere kira sözleşmesinin henüz sona ermemesi ve davalı kiraya verenin yöntemine uygun şekilde yasal tahliye sebeplerine dayanamaması nedeniyle davacı kiracının kiracılığının sona erdiği sonucunu doğurmaz. Bu durumda mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde istemin ret edilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.