MAHKEMESİ : Antalya 5. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 08/05/2014
NUMARASI : 2014/361-2014/498
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kesinleşen takip nedeniyle İ.İ.K. 269/a maddesine dayalı tahliye istemine ilişkindir.Mahkemece,davalının tahliyesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir
Davacı alacaklı tarafından 01.07.2001 başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayanılarak 2012 yılı Kasım ve Aralık aylarına ait toplam 7.770,00 TL kira alacağının tahsili amacıyla takip başlatılmış, davalı borçlu süresinde borca ya da imzaya itiraz etmediği gibi takip dosya borcunu da ödemediğinden İcra Mahkemesinde temerrüt nedeniyle tahliye davası açılmıştır.Davalı vekili yargılama aşamasında ibraz ettiği Antalya 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/470 esas, 19.12.2013 tarihli kararı ile davalı şirketin ve müşterek, müteselsil borçlu kefillerin kefalet miktarları ile sınırlı olmak üzere müteselsil kefillerin taşınır,taşınmaz veya ticari işletme rehni ile temin edilen alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla ve İİK.'nun 206.maddesinin 1. sırasında yazılı alacaklar için haciz yoluyla yapılmış ve yapılacak takipler hariç olmak üzere ,borçlu davacı şirket aleyhine 6183 sayılı kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere mevcut ve ileride yapılacak tüm takiplerin durdurulmasına karar verildiğini,aynı mahkemenin 20.12.2013 tarihli kararı ile ihtiyati tedbir kararının müşterek,müteselsil borçlu ve kefiller yönünden kaldırılmasına davalı şirket yönünden devamına karar verildiğini anılan ihtiyati tedbir kararı gereğince müvekkili şirket aleyhine icra takibi yapılamayacağını savunmuş mahkemece tedbir kararının icra takibinden sonra verilmesi nedeniyle tahliye davasının görülmesine engel teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Mahkemece 20.12.2013 tarihli karar ile davalı yönünden hükmü değişmeyen 19.12.2013 tarihli tedbir kararının varlığı gözetilerek aynı gün yapılan takibin, tedbir kararından önce başlatılıp başlatılmadığı üzerinde durularak İİK.nun 179/a, 179/b maddeleri gereğince bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA ve bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 13/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy