MAHKEMESİ : Bursa 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 15/04/2014
NUMARASI : 2013/1501-2014/770
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava hor kullanma tazminatının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalının müvekkiline ait işyerinde 2003 yılından beri kiracı olduğunu, davalının kiralananı tahliye etmesini müteakip Bursa 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/78 d.iş sayılı dosyası ile kiralananda tespit yaptırdıklarını, bilirkişi raporunda mecura verilen toplam zararın 1.870,97 TL olarak hesaplandığını, tespit masrafları ile birlikte bu tutarın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz etiğini belirterek, itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ise; işyerinin sözleşme başlangıcında boş ve boyasız olarak teslim edildiğini, zarar gördüğü bildirilen zemin kaplamalarının kendisi tarafından yaptırıldığını, davacının kendisine ait olmayan zemin kaplamalarına yönelik talepte bulunamayacağına belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, işyerinin boş ve sağlam olarak teslim edildiğinin sözleşmeye yazıldığı ve tahliye sonrasında yaptırılan delil tespiti ile kiralanandaki zararın belirlendiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 01.02.2003 başlangıç tarihli ve bir yıl sürelidir. Taşınmaz davalıya büro olarak kullanılmak üzere kiraya verilmiştir. Kiralananın teslim tarihindeki durumu sözleşmede “boş ve sağlam işyeri” olarak belirtilmiştir. T.B.K.’nun 316/1.maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı özenle kullanmak ve aynı kanunun 334. maddesi gereğince sözleşme sonunda aldığı hali ile kiralayana teslim etmekle yükümlüdür. Kiracı sözleşme sınırları içinde kiralanandan yararlanması sonucu meydana gelen yıpranma ve bozulmalardan sorumlu tutulamaz. Somut olayda boya badana kirliliği dahil mevcut hasarın hor kullanmadan kaynaklanıp kaynaklanmadığına ilişkin bir tespit ve değerlendirme bulunmamaktadır. Bu açıdan gerekir ise mahallinde keşif yapılarak oluşan zararın olağan kullanım veya hor kullanma sonucu oluşup oluşmadığının tespiti ile davalının sorumluluğunun münhasıran hor kullanmadan kaynaklanan hasarla sınırlı tutulması, keza hor kullanma sonucu yenilenen parçalar yönünden kullanım süresi nazara alınarak yıpranma paylarının düşülmesi zorunlu olduğu halde bu hususun gözetilmemesi doğru değildir.
Öte yandan hor kullanma tazminatına ilişkin alacak tutarının likit ve belirlenebilir olmadığı gözetilmeden İİK 67.maddesindeki koşullar oluşmadığı halde icra inkar tazminatına hükmedilmesi de isabetsiz olmuştur.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy