MAHKEMESİ : Bulancak Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/04/2014
NUMARASI : 2013/140-2014/217
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece, davacı tarafından aynı nedenlere dayanarak, aynı taleple icra hukuk mahkemesinde açılan davanın halen derdest olması ve HMK'nun 114 / ı maddesi gereği davada dava şartının bulunmaması nedeniyle HMK'nun 115. maddesine göre dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili Tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, kiralananın önceki maliki H..B..Y.. ile davalılardan T.. İ.. arasında akdedilen 01.01.2009 başlangıç tarihli ve yirmi yıl süreli kira sözleşmesine dayanarak ve kiralananı 28.06.2012 tarihinde satın aldığından söz ederek, davalılar hakkında 28.04.2012 tarihinde Bulancak İcra Müdürlüğü'nün 2012 / 960 sayılı dosyasında tahliye istekli olarak başlattığı icra takibi ile 45.000 TL kira parası ile 7.250 TL işlemiş faizinin tahsilini talep etmiştir. Takibin süresinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine Bulancak İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2012 / 62 Esas sayılı dosyasında 04.10.2012 tarihinde açtığı dava ile de, kesinleşen icra takibi nedeniyle İcra ve İflas Kanunu'nun 269 / a maddesi gereğince kiralananın tahliyesini istemiştir. O davada 06.03.2013 tarihinde davanın reddine karar verilmiş olup, dosya halen temyiz aşamasındadır. Anılan davanın ret ile sonuçlanması üzerine davacı, bu kez 11.03.2013 tarihinde sulh hukuk mahkemesinde açmış olduğu işbu dava ile de, aynı şekilde temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesini talep etmiştir. Mahkeme ise, davacı tarafından aynı nedenlere dayanarak aynı taleple icra hukuk mahkemesinde açılan davanın halen derdest olması ve HMK'nun 114 / ı maddesi gereği davada dava şartının bulunmaması nedeniyle HMK'nun 115. maddesine göre dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar vermiştir. Ne var ki icra hukuk mahkemesinin incelediği talepler bir dava olmadığı gibi, icra hukuk mahkemesinin bu talepler hakkında verdiği kararlar maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz. Kira parasının tahsiline yönelik yapılan ilamsız icra takibi üzerine, takibin kesinleşmesi halinde davacı kiraya verenin icra hukuk mahkemesinden kiralananın tahliyesini isteyebilmesinin yanı sıra, genel mahkemeden de temerrüt nedeniyle tahliye talep etme hakkı bulunmaktadır.
İcra hukuk mahkemesinin esasa ilişkin olmayıp, sadece takip hukuku bakımından yaptığı inceleme sırasında davacı alacaklının takip isteğinden vazgeçerek genel mahkemeye başvurmasını engelleyecek bir yasa hükmü olmadığından, davacı kiraya veren iki hakkı bir arada kullanabilir. Ancak icra hukuk mahkemesinin kesinleşen kararı ile mahkemeden talep ettiği hakkı alan davacı kiraya verenin o kararı infaz ettirmeyerek yeniden dava açmasında ya da açılmış davayı yürütmesinde hukuki yararı olmadığından davanın reddi gerekse de, dava konusu olayda böyle bir durum söz konusu olmayıp, icra hukuk mahkemesinde görülen dava husumet yönünden ret ile sonuçlanmıştır. Bu durumda davacı kiraya verenin genel mahkemede temerrüt nedeniyle tahliye davası açmasında bir usulsüzlük olmadığı gibi, yukarıda açıklandığı üzere icra hukuk mahkemesinde görülmekte olan dava, genel mahkemede açılan dava için derdestlik oluşturmaz. Mahkemenin işin esasını inceleyerek sonucuna göre bir karar vermesi gerekirken, yazılı şekilde, derdestlik nedeniyle dava şartı yokluğundan davayı ret etmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 04.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy