MAHKEMESİ : Akyazı Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/04/2014
NUMARASI : 2013/471-2014/377
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı A.. B.. Ö.. geldi vekili Avukat B.. E..'nin gelmediği görüldü. Davalı taraftan gelen olmadı. Hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kira alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı C.. E.. tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; taraflar arasında ağaç işleme makinesine ilişkin kiralama sözleşmesi yapıldığını, sözleşmenin 15.09.2007 tarihli ve aylık kira bedelinin 35.000 TL olduğunu, sözleşmeye konu makinenin davalılar tarafından kullanılmasına rağmen kontrata bağlı alacağın ödenmediğini, alacağın tahsili için davalılar hakkında icra takibi yaptıklarını ancak borca itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline ve %40 oranında icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı C.. vekili; taraflar arasında kira sözleşmesinin varlığını gösteren yazılı ve sözlü anlaşma olmadığını, müvekkilinin davacıdan aldığı bir makine olmadığını, işyerinde mevcut makinenin davacıya ait olmayıp müvekkili tarafından yaptırıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı Habip ise taraflar arasında akdedile sözleşmenin, 118.000 adet kaşığın üretimi ve satışına ilişkin bir anlaşma olduğunu ancak davacının söz konusu kaşıkları üretip kendilerine teslim etmediğini belirtmiştir. Mahkemece taraflar arasındaki hukuki ilişkinin üretime dayalı bir ortaklık şeklinde olmayıp kira ilişkisi niteliğinde olduğu, makinenin de davalılara bu kapsamda teslim edildiği, makinenin fiilen davalılar tarafından kullanıldığı ve sözleşmedeki bedelin ödendiğinin kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlığın çözümü, taraflar arasında akdedilen “sözleşmedir” başlıklı tarihsiz belgenin hukuki tanım ve yorumunda toplanmaktadır. Davacı sözleşmeyi kira akdi olarak nitelemiş, davalılar ise sözleşmenin kira akdi olmadığını savunmuştur. Sözleşmeyi davacı “makine sahibi” davalılar ise “alıcı firma” sıfatı ile imzalamışlardır. Dört maddeden oluşan sözleşmenin 1.maddesinde; “Üretimi yapılacak olan kaşık 118 bin adet olup kaşıkların bitiminde nakit olarak alınacağı, taslakları ağaç olarak temin edileceği” 2.maddesinde; “Kaşık ürünlerinin orijinaline uygun olacağı” 3.maddesinde; “35 bin YTL kaşıkların bedeli olarak verileceği” 4.maddesinde; “Daha sonraki kaşık, kepçe, askı taslağı gibi ürünlerde H-C.. E..’dan başka bir üçüncü şahsa verilmeyeceği” hükümlerine yer verilmiştir. Sözleşmenin taraflara yüklediği hak ve borçların ne olduğu yine sözleşme hükümlerine bakarak belirlenmeli ve buna göre sözleşmenin hukuki niteliği takdir edilmelidir.
Somut olayda sözleşme metni bir bütün olarak incelendiğinde; 118.000 adet tahta kaşık üretimi konusunda davacının makine sahibi davalıların ise alıcı firma sıfatı ile anlaşmaya vardıkları bu çerçevede davacının makineyi temin ettiği, davalıların ise imalat ve satış konusundaki bilgi ve deneyimlerini ortaya koydukları bu şekilde taraflar arasında bir iş ortaklığı sözleşmesi yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu çerçevede taraflar arasındaki ilişki iş ortaklığı niteliğinde olup uyuşmazlığın ortaklık hükümleri çerçevesinde değerlendirilip çözüme kavuşturulması gerekirken hukuksal nitelemede hataya düşülerek taraflar arasında kira ilişkisi olduğu varsayımından hareketle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 02.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy