MAHKEMESİ : Marmaris Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 15/04/2014
NUMARASI : 2013/254-2014/277
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kiracılığın tespiti , çekişmenin önlenmesi davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiracılığın tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalıya ait Marmaris'te inşaat halinde bulunan apart hakkında dava dışı G.. D.. ve M.. D.. ile davalı arasında 12/08/2002 tarihinde yap-işlet-devret karma sözleşmenin yapıldığını, bu sözleşmede %90 tamamlanmış apartın iç mefruşatının yapılması karşılığı 10 yıl süre ile bedelsiz işletilmesinin kararlaştırıldığını, daha sonra dava dışı Gökhan ve Murat tarafından 25/12/2002 de davacı şirketin kurulduğunu ve şirketle davalı arasında 01/01/2003 başlangıç tarihli,on yıl süreli ve yıllık kira bedeli 900.00 TL olan kira sözleşmesinin imzalandığını ve bu sözleşmenin imzalanması ile eser sözleşmesi niteliğindeki 12/08/2002 tarihli sözleşmenin hükümsüz kaldığını belirterek davacı şirketin 01/01/2003 tarihinden itibaren kiracı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacı şirketin dayandığı 01/01/2003 başlangıç tarihli sözleşmenin geçerli olmadığını ve davanın reddini savunmuştur.
Davacı vekili 14/04/2014 havale tarihli dilekçesinde davacı şirketin dava konusu taşınmazda kiracı olduğuna dair herhangi bir şüphe olmaması, bu hususun sabit olması nedeniyle kiracılıkla ilgili taleplerini bu konudaki haklarını saklı tutarak atiye bıraktıklarını, davayı, davacı şirketin dava konusu taşınmazda halen zilyed olduğunun tespitine karar verilmesi şeklinde ıslah ettiklerini bildirmiş, 15.04.2014 tarihli celsede davacı vekilinin ıslah talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin ıslah talebi reddedildiğine ve kiracılığın tespitine ilişkin davada atiye bırakıldığına göre mahkemece davanın atiye bırakılması nedeniyle bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasının incelenerek karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 06/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy