MAHKEMESİ : Ordu İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 16/07/2014
NUMARASI : 2014/191-2014/218
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, tahliye taahhüdüne dayanılarak başlatılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının kiracısı olduğu taşınmaza ilişkin 10.06.2013 tanzim ve 07.05.2014 tahliye tarihli tahliye taahhüdü verdiğini, davalı hakkında tahliye taahhüdüne dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı itirazının haksız olduğunu belirterek itirazın kaldırılması ile kiralananın tahliyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ise; Türk Borçlar Kanununa göre taahhüdün tahliye sebebi sayılamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, hazırlanan tahliye taahhüdünün usulüne uygun olmadığı, kiracının taşınırken tahliye edilmesi ile ilgili belgeyi imzalamasının Yargıtay içtihatlarına uygun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
10.06.2013 tanzim tarihli dayanak tahliye taahhüdü incelendiğinde; ‘’10.06.2013-07.05.2014 tarihleri itibariyle sözleşme imzalayarak kiralamış olduğum…’’ ibaresi ile başlayan bir ifade ile davalının kiracı olduğu belirtilmiş kiralananın 07.05.2014 tarihinde tahliye edileceği taahhüt edilmiştir. Davalı gerek borca itiraz dilekçesinde gerekse yargılama aşamasında kiracılık ilişkisine ve dayanak taahhütnamedeki imza ve tarihlere itiraz etmemiştir. Bu durumda taşınmazda kiracı olduğu anlaşılan davalının tahliye taahhüdü vermesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Davalı tarafından sözleşmenin yenilenmediği kanıtlanamadığına göre mahkemece istemin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy