MAHKEMESİ : Antalya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 15/07/2014
NUMARASI : 2013/1318-2014/1017
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, işyeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili;dava dilekçesinde Müvekkilinin halen kirada olup davaya konu işyerini ihtiyacına binaen 10.04.2013 tarihinde satın aldığını, durumu 11.05.2013 tarihli noter ihtarı ile davalıya bildirdiklerini, ancak davalının kiralananı tahliye etmediğini belirterek kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı ise ihtiyacın samimi ve zorunlu olmadığını, tarafların aynı iş kolunda faaliyet gösterdiklerini, davacının o bölgede tekel oluşturmak maksadı ile işyerini satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece mahallinde keşif yapılmış ve hukukçu bilirkişiden alınan rapor doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Türk Borçlar Kanun'unun 350/1 ve 351. maddesine göre işyeri ihtiyacına dayalı olarak açılan tahliye davalarında ihtiyaçlının kirada olması halinde ihtiyacın varlığının kabulü için ihtiyaçlının ya tahliye tehdidi altında bulunması veya kiralananın yapılacak iş için daha üstün nitelikte olması, en azından halen iş yapılan yerle eşdeğer nitelikte bulunması gerekir. Eşdeğerlik durumu varsa mülkiyet hakkına üstünlük tanınmalıdır. Bu iki halden birisinin varlığı ihtiyacın kabulü için yeterlidir. Her iki halin birlikte olması gerekmez. Tahliye tehdidinin varlığı davacı tarafından ileri sürülmemiş ise mahkemece kendiliğinden nazara alınamaz. Oysa kiralananın halen iş yapılan yerden üstün olduğu ileri sürülmemiş olsa bile ihtiyaç iddiasının içinde bu husus da mevcut olduğundan mahkemece uzman bilirkişi aracılığıyla keşif yapılarak kıyaslama suretiyle bu hususun belirlenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; Davacı taraf halen kirada olmakla birlikte tahliye tehdidi altında olduğu ileri sürülmemiştir. Bu nedenle mahkemece yukarıda açıklanan ilke ve esaslar doğrultusunda dava konusu kiralananın, halen kirada çalışılan işyerine nazaran daha üstün vasıfta olup olmadığı mahallinde mukayeseli keşif yapılarak belirlenmeli ve taraflarca gösterilen tanıklar dinlendikten sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.Bu hususlar gözardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy