MAHKEMESİ: Karşıyaka 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 23/10/2013
NUMARASI: 2013/243-2013/486
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili ve kiralanın tahliyesi amacıyla yapılan takibe vaki itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemidir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 400,00 TL alacak üzerinden itirazın kaldırılmasına, taşınmazın iki kiralayanı olduğundan davacının tek başına başlattığı takip ile kiracının tahliyesini talep edemeyeceğinden tahliye isteminin reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından tahliye istemine yönelik olarak edilmiştir.
Davacı tarafından sözlü kira sözleşmesine istinaden 01.04.2013 tarihinde başlatılan icra takibinde aylık 270,00 TL den ödenmeyen 2430,00 TL kira bedelleri ile sözleşme gereğince muaccel hale gelen 2700,00 TL'nin tahsilini istemiştir. Ödeme emrinin 08.04.2013 tarihinde tebliği üzerine davalı borçlu vekili “aylık kira bedeli 270,00 TL değil, 125,00 TL olduğunu 14.04.2013 tarihine kadar olan kira bedellerinin tamamı alacaklı hesabına ödendiğini, takibe konu edilen muaccel aylar kira bedelini sözleşmede muacceliyet şartı bulunmadığından kabul etmediklerini, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 20.01.2011 tarihli olduğunu belirterek borca itiraz etmiştir. Davalı borçlu kiraya veren sıfatına itiraz etmemiştir. Bu durumda İİK.nun 269/2.maddesi gereğince kira ilişkisi kesinleşmiştir. Davacı alacaklı itirazın kaldırılması ve tahliye istemli dava dilekçesinde, davalı borçlunun kabul ettiği aylık 125,00 TL kira bedeli üzerinden de ödemenin eksik olduğunu belirterek 400,00 TL lik kısım üzerinden itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı borçlu yargılamada sundukları cevap dilekçesinde kira borçlarının olmadığını, ayrıca taşınmazın paylı mülkiyete tabi olduğunu paydaşlardan Ş.. B.. ile de yapılan ayrı bir sözleşme olduğunu, bu nedenle davacının tek başına yaptığı takibe istinaden kiralananın tahliyesine karar verilmeyeceğini savunmuştur. . İİK.nun 63. maddesinde "itiraz eden borçlu itirazın kaldırılması duruşmasında, alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılanlar dışında, itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez" hükmü yer almaktadır. Davalı icra takibinde davalının kiraya veren sıfatına itiraz etmediği gibi, davacı ile aralarında imzalandığı belirttiği ve itirazında belirterek dosyaya sunduğu kira sözleşmesinde de, kiraya verenin payına yönelik kira sözleşmesi imzalandığına dair açıklık da bulunmamaktadır.
O halde mahkemece itirazın kaldırılmasına karar verilen davada, temerrüt gerçekleştiğinden tahliyeye de karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.