MAHKEMESİ : Bakırköy 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/04/2013
NUMARASI : 2011/437-2013/184
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, depozito bedelinin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 75.000 TL depozito bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı kiracı vekili, dava dilekçesinde, davacının, ... ada ..parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılan inşaatın giriş ve bodrum katını inşaat bitiminde mesken olarak kullanmak üzere 25.04.2008 tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi ile kiraladığını ve davalıya 14.11.2008 tarihine kadar 75.000 TL depozito (güvence bedeli) ödediğini ve bu ödemeye karşılık 14.11.2008 tarihli makbuz niteliğindeki belgenin davalıdan alındığını, davacının kiralananı tahliye etmesine rağmen depozito bedelinin iade edilmediğini belirterek 75.000 TL depozito bedelinin kira başlangıcından dava tarihine kadar oluşan TEFE-TÜFE oranlarının ortalaması ile oluşacak miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı duruşmada davacı ile başlangıçta 25.04.2008 tarihli kira sözleşmesinin yapıldığını, dava konusu inşaatı tek başına devam ettiremeyeceğini anlayınca yanında ortak olarak dava dışı T..C...'i aldığını davacı ile imzalanan bu kira sözleşmesinin iptal edilerek, ortağı T..C.. ve kendisinin kiraya veren sıfatıyla davacı ile 10.02.2009 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli sözleşmenin imzalandığını, kiralayanlar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan diğer kiralayana karşı da dava açılması gerektiğini 75.000 TL depozito bedelini davacıdan aldığını ancak kiralanandaki hissesinin diğer ortağa devir edilmesiyle birlikte kira sözleşmesinden kaynaklanan tüm hak ve yükümlülüklerinin ona geçtiğini, davanın reddini savunmuştur.
Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 25.04.2008 tanzim tarihli kira sözleşmesi ve 75.000 TL depozito bedeli ödendiğine ilişkin 14.11.2008 tarihli belge konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinin özel şartlar bölümünün 15. maddesinde alınmış olan güvence bedelinin kiracının kira süresi sonunda veya herhangi bir nedenle ve kiralananı tahliye etmesi halinde belirlenecek tahliye tarihinde güvencenin gerçekleşmesi durumun da anahtar teslimi ile birlikte yine kira başlangıcından tahliye tarihine kadar olan TÜFE-TEFE oranlarının ortalaması ile alınacak artışla ödeneceği kararlaştırılmıştır. Depozito, kiraya verenin muhtemel zararlarının teminatı olarak kiracı tarafından verilen bir tür güvence bedelidir.
Bu nedenle depozito bedelinin iadesi hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunması halinde, depozitonun iade edilmemesini haklı kılacak sebeplerin olup olmadığı, iade edilecekse ne miktarda iadesi gerektiği mahkemece değerlendirilerek belirlenmesi gerekir. Öte yandan anahtar teslim edilmediği sürece kiralananın kiracının kullanımında olduğunun kabulü gerekir. Yasal anahtar teslimi bizzat anahtarı kiraya verene vermek suretiyle veya tevdi mahalli tayin edilerek tevdi mahalline teslimi ya da notere anahtarın teslimi suretiyle gerçekleşir. Kiralananın tahliye edildiğinin kabul edilebilmesi için kiracının anahtar teslim yükümlülüğünü yerine getirmiş olması, anahtar tesliminin kiracı tarafından yazılı belge ile kanıtlanması gerekir. Kiralanan tahliye edilmediği müddetçe kiraya verenin depozitoyu iade borcu doğmayacağı gibi kiracının kira ödeme yükümlülüğü devam eder.
Somut olayda; Davacı kiracı tarafından dava dilekçesinde kiralananın tahliye edildiği bildirilmekle birlikte tahliye edildiği tarih belirtilmemiş, bu konuda dosyaya bir delil ibraz edilmemiş ve davalının da beyanı alınmamıştır. Bu durumda yukarıda yazılan açıklamalar doğrultusunda davacıya kiralananın tahliye edilerek anahtarının teslim edildiğini yazılı belge ile ispat etmesi için süre ve imkan tanınması gerekirse davacı dava dilekçesinde her türlü delil demekle yemin delilline de dayandığından tahliye tarihinin ispatı bakımından davacıya davalı kiraya verene yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 06.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy