MAHKEMESİ: İzmir 8. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 15/05/2014
NUMARASI: 2013/904-2014/458
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davalı ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile aylık kira parasının 15.05.2013 tarihinden itibaren aylık 29.795,00 TL olarak tespitine karar verilmiş hüküm davalı ve katılma yolu ile davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının müvekkiline ait mesken niteliğindeki taşınmazda 15.05.2003 başlangıç tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracısı olduğunu, halen ödenen 14.521,71 TL, kira bedelinin rayiçlere göre düşük kaldığını belirterek, kira bedelinin 15.05.2013 tarihinden itibaren aylık 29.795,00 TL olarak tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece hak ve nesafet uygulaması yapılarak kira bedelinin 15.05.2013 tarihinden itibaren aylık brüt 24.480,00 TL olarak tespitine karar verilmiştir.
TBK'nun 345 maddesinde “Kira bedelinin belirlenmesine ilişkin dava her zaman açılabilir. Ancak, bu dava, yeni dönemin başlangıcından en geç otuz gün önceki bir tarihte açıldığı ya da kiraya veren tarafından bu süre içinde kira bedelinin artırılacağına ilişkin olarak kiracıya yazılı bildirimde bulunulmuş olması koşuluyla, izleyen yeni kira dönemi sonuna kadar açıldığı takdirde, mahkemece belirlenecek kira bedeli, bu yeni kira döneminin başlangıcından itibaren kiracıyı bağlar.
Sözleşmede yeni kira döneminde kira bedelinin artırılacağına ilişkin bir hüküm varsa, yeni kira döneminin sonuna kadar açılacak davada mahkemece belirlenecek kira bedeli de, bu yeni dönemin başlangıcından itibaren geçerli olur.” hükmüne yer verilmiştir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, TBK'nun 345 maddesi bu tarihten sonra açılacak kira bedelinin tespiti istemlerinde uygulanır.
Olayımıza gelince; Taraflar arasında 15.05.2003 başlangıç tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesine ilişkin uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinde artış hükmüne yer verilmemiştir. Bu durumda davacı sözleşmenin yenilendiği 15.05.2013 tarihi için kira bedelinin tespitini talep edebilmesi için, davanın bu dönemin başlangıcından en geç otuz gün önceki bir tarihte açılması ya da kiraya veren tarafından bu süre içinde kira bedelinin artırılacağına ilişkin olarak kiracıya yazılı bildirimde bulunulmuş olması gerekir.
Taraflar arasındaki kira sözleşmesinde artış şartı bulunmadığına ve süresinde gönderilmiş ihtarname veya açılmış dava da olmadığına göre 09.10.2013 tarihinde açılan dava ile 15.05.2013 günü başlayan dönem için kira parasının tespitine karar verilemez.
Ancak temyiz incelemesi sırasında yeni dönemin (15.05.2014) başladığı da göz önünde bulundurularak, mahkemece bir sonraki dönem için (2014) kira bedelinin tespitini isteyip istemediği hususunun davacı taraftan sorularak, istemesi halinde bir sonraki dönem için kira parasının tespitine karar verilmesi aksi halde davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Öyle ise mahkemece,yukarıdaki ilkeler gereğince yargılama yapılıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 22.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.