MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Geç tahliye tazminatı
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı geç tahliye tazminatı davasına dair karar, davalı ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davacının personeli olan davalının emekli olması ve ilişiğinin kesilmesi sebebiyle bankaya ait lojmanda oturma süresinin sona erdiğini, buna rağmen lojmanı tahliye etmediğini ve Konut İşleri İzahnamesinin 17. maddesi uyarınca ödemesi gereken cezalı kullanım bedellerini ödemediğini belirterek 4.294,85 TL alacağın tahsilini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne, alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalının, davacıya ait “...” adresindeki lojmanda oturmakta iken, 29.02.2008 tarihi itibariyle sözleşmesinin fesh edilerek emekli olarak, davacı bankadaki görevinden ayrıldığı tartışmasızdır. Davalıdan tahsiline karar verilen cezalı kullanım bedelinin davacı bankaya ait 23.11.2005 tarih ve 391 sayılı konut işleri izahnamesinin 17. maddesi hükmüne göre hesaplandığı anlaşılmaktadır. Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan davacıya ait 23.11.2005 tarih ve 391 sayılı konut işleri izahnamesinin “Amaç” başlıklı 1. maddesinde; izahnamenin amacının, iş hukuku hükümlerine göre çalışan personele tahsis edilecek konutların tahsis şekli, oturma süresi ve benzeri konuları düzenlemek olduğu belirtilmiştir. Bununla ilgili geçici 1. maddesinde ise “lojmanlardan yararlanmakta iken banka ile ilişiği kesilen 657 sayılı kanun ve 399 sayılı KHK’ya tabi personel hakkında 13.09.2002 tarih ve 6688 sayılı Genelge eki Konut Yönetmeliği uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Atıf yapılan 6688 sayılı Konut Yönetmeliği’nin “Konuttan Çıkarma” başlıklı 18/3.maddesinde; öngörülen süreler içinde banka konutlarını boşaltmayanlardan konutun boşaltılması gereken tarihten başlayarak tahliye tarihine kadar geçen süre için cezai faiz (kanuni faiz) ile birlikte rayiç kira tahsil edileceği öngörülmüştür. Bu durum karşısında davalı personelin statüsüne göre hakkında, davacı bankaya ait 13.09.2002 tarih ve 6688 sayılı Genelge eki Konut Yönetmeliği hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılarak, uygulanması durumunda ise, Konut Yönetmeliği'nin 18 /3 maddesine göre tahliye tarihine kadar cezai faiz (kanuni faiz) ile birlikte rayiç kira parasının tahsili gerekeceğinden, anılan yönetmelik hükmüne göre
konusunda uzman bilirkişi heyeti ile mahallinde yapılacak inceleme sonucunda 29.04.2008-31.07.2008 tarihleri arasındaki dönem için rayiç kiranın tespit edilerek hüküm altına alınması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 20/12/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.