MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın kaldırılması ve tahliye
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere icra takibine dayalı yapılan kira sözleşmesindeki imzaya itiraz edilmediğinin anlaşılmasına göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA ve aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına, 20.06.2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacı, kiraya veren ... vekili olarak imzaladığı 25.10.2007 başlangıç tarihli bir yıl süreli, kira bedeli aylık 350 TL olan yazılı kira sözleşmesine dayanarak 14.05.2013 tarihinde alacaklı sıfatı ile kendi adına başlattığı icra takibi ile ödenmediği iddia olunan 2012 yılının Kasım ayı ile 2013 yılının Nisan ayı arası 6 aylık kira bedeli 3.600,00 TL ile 14.05.2013 tarihinde devreden 950.00 TL alacak toplamı olan 2.550,00 TL alacağın tahsilini istemiştir. Ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borca itiraz
etmiştir. Bu takip nedeniyle İ.İ.K.nun 269/3. maddesi gereğince itirazın kaldırılmasını istemeyen davacı bu kez 10.07.2013 tarihinde başlattığı ikinci icra takibi ile aynı kiralanan taşınmaz ile ilgili 25.10.2007 başlangıç tarihli bir yıl süreli aylık 500 TL kira bedeli olan kiraya veren sıfatı ile kendi adına imzalamış olduğu yazılı kira sözleşmesine dayanarak 10.10.2012 tarihinden 950.00 TL bakiye kira alacağı ile 2012 yılının Kasım ayı ile 2013 yılının Haziran ayları arası kira farkı alacağı toplamı olan 2.950,00 TL alacağın işlemiş faizi ile birlikte tahsilini istemiştir. Ödeme emrinin tebliği üzerine icra takbine itiraz eden davalı borçlu kira bedelinin 400 TL olduğunu, asıl kira sözleşmesinin 350 TL bedelli sözleşme olduğunu, mükerrer takip yapıldığını belirtmiştir. Davacı alacaklı, ikinci icra takibine yapılan itirazın kaldırılması ve tahliye istemiyle bu davayı açmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, dava dışı ... tarafından 12.02.2014 tarihinde açılmış olan .... Sulh Hukuk Mahkemesinin 10.07.2014 tarih 2014/228 Esas-2014/989 Karar sayılı kira bedelinin tespiti davası nazara alındığında geçerli kira sözleşmesinin 25.10.2007 tarihli ve 350 TL bedelli kira sözleşmesi olduğu kabul edilerek, davalının ...'a ait banka hesabına yapmış olduğu ödemeler de düşülürek alacak hesabı yapılmıştır. Mahkemece ise davalının derdestlik itirazının kabul edildiği belirtilip ilk yapılan icra takibinde istenen ve mükerrer takip konusu olan alacak kalemleri dışında kalan önceki takibe konu olmayan 25.05.2013 ve 25.06.2013 tarihli 200.00'er TL kira farkı alacağı olan 400.00 TL alacağın ödenip ödenmediği üzerinde durularak ödenmediği belirtilen Haziran 2013 ayına ait 200.00 TL kira farkı alacağı ve işlemiş faiz üzerinden itirazın kaldırılmasına, icra inkar tazminatına ve davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmiştir.
Davacı alacaklının başlattığı her iki takipte dayandığı kira sözleşmeleri farklıdır. Bilirkişi raporunda belirtilen ve mükerrerliğe esas alınan icra takibinin dayanağı olan kira sözleşmesinde kiraya veren ... olup, kira bedelinin tespiti davasını da açan ...'dır. Davalı kiracı kira bedellerini de her iki kira sözleşmesinde aynı şekilde yazılmış olan ...'a ait banka hesabına ödemektedir. Bu durumda kira sözleşmelerinden hangisinin geçerli olduğu davacı ...'ın kiraya veren sıfatı olup olmadığı, aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususlarının resen araştırılıp değerlendirilmesi gerekir. Bu konunun açıklığa kavuşması ise ancak genel mahkemede yapılacak yargılama sonucu anlaşılabileceğinden mahkemece talep yargılamayı gerektirdiğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi; Kabule göre de, Haziran 2013 ayına ait davalı tarafından ibraz edilen banka ödeme dekontu üzerinde durulmaması da doğru değildir. Kararın bu nedenlerle bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan Sayın çoğunluğun kararına katılamıyorum. 20.06.2016
Full & Egal Universal Law Academy