MAHKEMESİ : Eskişehir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 09/12/2014
NUMARASI : 2014/239-2014/2223
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu bağımsız bölümün 25.12.2012 tarihinde müvekkili tarafından satın alındığını, bir önceki malik ile davalı arasında 11.01.2010 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğunu, müvekkilinin ihtiyaç nedeniyle kiralananı tahliye etmesi için davalıya ihtarname keşide ettiğini, ihtarnamenin 11.04.2013 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, ihtarnamede gayrimenkulün ticaret yapmak amacıyla satın alındığı, bay-bayan giyim, tuhafiye, oyuncak ve kırtasiye işinin yapılacağı, sözleşmenin yenilenmeyeceği hususunun belirtildiğini, müvekkilinin belirtilen işi yapma düşüncesinin gerçek ve samimi olduğunu, tecrübesi, kapasitesi, sermayesi ve çevresinin bulunduğunu, ev hanımı olan müvekkilinin evde oturmaktan sıkıldığını, ticari hayatın içerisinde yer almak istediğini, dava konusu taşınmaza bitişik 3 numaralı bağımsız bölümün de aynı amaçla alındığını, birleştirilerek kullanacağını belirterek kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili ise, davacının taşınmazı satın alır almaz pek çok dava açtığını, bu davaların red ile sonuçlandığını, yapılacak iş belirtilirken dört farklı işin sayıldığını, tecrübe ve kapasitenin olduğu bildirilmekle davacının ev hanımı olduğu ve bugüne kadar hiç çalışmadığının da dilekçe de yer aldığını, bu durumda ihtiyacın zorunlu olduğunun hukuken kabul edilemez bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılacak işin niteliği ile işyerinin niteliği birlikte gözetildiğinde ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 11.01.2010 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı vekili davacının ev hanımı olduğunu ve evde oturmaktan sıkıldığını, ticari hayat içinde yer almak ve topluma daha yararlı bir insan olmak istediğini iddia ederek tahliye isteminde bulunmuştur. Davacı vekili tarafından 05.02.2014 havale tarihli delil listesi ile tanık isimleri ve adresleri bildirilmesine rağmen mahkeme tarafından davacı tanıklarına davetiye tebliğ edilmemiş ve davacı tanıkları dinlenmeden sonuca gidilmiştir. Davalı tanıkları, davacının eşinin kirayı yükseltmek için davalının işyerine geldiğini gördüklerini, daha sonra ise bu davanın açıldığını öğrendiklerini beyan etmişlerdir. Yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda, davacının iki bitişik işyerini birleştirerek geniş bir iş yeri haline getirdiğinde günün şartları gereği bay bayan giyim, tuhafiye, oyuncak ve kırtasiye gibi birden fazla malzeme satışı için kullanıma uygun olacağı belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda iki ayrı işyerinin birleştirilerek davacının yapmak istediği işe uygun olacağı belirtilmiş ise de dava dışı olan ve davacının malik olduğu 3 numaralı bağımsız bölümün tek başına yapılacak işe uygun olup olmadığı belirlenmemiştir. Bu durumda mahkemece öncelikle davacı tanıkları adına davetiye çıkarılarak davacı tanıklarının dinlenilmesi, sonrasında fen bilirkişi ve alanında uzman bilirkişilerce keşif yapılarak davacının maliki olduğu dava dışı 3 bağımsız numaralı işyerinin davacının yapacağı işe uygun olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy