MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira farkı alacağının tahsili amacıyla başlatılmış olan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine davacı alacaklı İcra Mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılmasını, inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Mahkemece istemin reddine karar verilmesi üzerine karar davacı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı 28/1/2013 tarihinde 330.000 USD 2001 yılı kira farkı alacağının tahsili amacı ile başlatılan icra takibine haksız itirazın kaldırılmasını istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece aynı alacak için 25/02/2003 tarihinde başlatılan icra takibine itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın kaldırılması davasında davanın kabulüne karar verildiğini dosya içerisinde takibin sonuçladığına ilişkin bir bilgi bulunmadığını, halen derdest olan bir takip nedeniyle yeniden takip başlatılamayacağı gerekçesi ile istemin reddine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık derdest bir takip bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dairemizce dava dosyasındaki eksikliklerin mahalli mahkemesince giderildikten sonra aynı alacak için 25/02/2003 tarihinde başlatılan haciz talepli başlatılan icra takibinin takip yolu değiştirilerek aynı esas üzerinden 01/12/2004 tarihinde iflas yolu ile yeniden takip başlatılmış, iflas ödeme emrine itiraz edilmesi üzerine İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde itirazın kaldırılması ve iflas davası açılmıştır. Dava red edilmiş ve 04/03/2008 tarihinde kesinleşmiştir. Bu durumda ilk başlatılan icra takibi şekli anlamda sonuçlanmış ancak borç ödenmemiştir. Bu nedenle aynı alacak için 28/01/2013 tarihinde başlatılan icra takibinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 Sayılı HMK'ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 07.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy