MAHKEMESİ : Adana 5. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/09/2014
NUMARASI : 2013/965-2014/1190
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davalı ve karşılık davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Asıl dava, kiracı tarafından açılan kira bedelinin tespiti ve istirdat istemine; birleşen dava kiraya verenler tarafından açılan kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl davada önceki dönem için açılan kira tespit davasının ve istirdat isteminin reddine, 20/09/2013-20/09/2014 dönemi bakımından açılan kira tespit davasının kısmen kabulüyle kira bedelinin yıllık 16.720,00 TL olarak tespitine; birleşen davada 20/09/2013-20/09/2014 dönemi bakımından açılan kira tespit davasının kısmen kabulüyle kira bedelinin yıllık 16.720,00 TL olarak tespitine karar verilmiş, hüküm davalı- karşı davacı kiraya verenler vekili tararfından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı- karşı davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı-karşı davacılar vekilinin asıl davada, vekalet ücretine ve harca ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı kiracı vekili, dava dilekçesinde; taşınmazın yıllık kira bedelinin 2012/2013 döneminde 15.200 TL ödendiğini, davalıların 2013 yılı kirasını 21.000 TL olarak talep ettiklerini, talep edilen kira bedelinin fahiş olduğunu belirterek fazla ödenen kira bedellerinin davalılardan tahsili ile taşınmazın kira bedelinin TÜFE artış oranına göre tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 9.maddesinde "Tahliye davalarında bir yıllık kira bedeli tutarı, kira tespiti ve nafaka davalarında tespit olunan kira bedeli farkının veya hükmolunan nafakanın bir yıllık tutarı üzerinden Tarifenin üçüncü kısmı gereğince hesaplanacak miktarın tamamı, avukatlık ücreti olarak hükmolunur. Bu miktarlar, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre belirlenmiş bulunan ücretten az olamaz." düzenlemesi yer almaktadır. Bu durumda, asıl davada, davacı lehine yıllık kira farkı üzerinden hesaplanan nispi vekalet ücreti, maktu vekalet ücretinin altında kaldığından; davacı lehine, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şeklide fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru değildir.
Ayrıca, 492 Sayılı Harçlar Yasasında kira tesbit davalarında harcın aylık kira parasına göre mi, yoksa yıllık kira parasına göre mi hesap edileceğine dair bir açıklık bulunmamaktadır. 07.07.1965 tarih ve 5/5 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, en kısa ve en az külfetli bir usul uygulanması, en az masraf yapılması ilkesinden hareket edilerek, aylık kira parası esas alınmak suretiyle görevli mahkemenin tayin edileceği kabul edildiğinden aylık kira parasının tesbitine ilişkin davalarda da aynı ilkelere dayanılarak aylık kira farkı üzerinden harç alınması gerekeceği sonucuna varılmıştır. Bu durumda Mahkemece, asıl dava yönünden aylık kira farkı üzerinden harç alınması gerekirken yazılı şekilde harç takdiri de doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ; Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl davada vekalet ücreti ve harca ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK'nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 08/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy