MAHKEMESİ : İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/11/2014
NUMARASI : 2014/274-2014/763
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davacılar ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece 01.09.2013 tarihinden itibaren aylık kira parasının brüt 1.174,00-TL olarak tespitine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, 02.07.2013 tarihinde keşide edilen ihtar ile 970.00-TL olarak ödenmekte olan kiranın, 01.09.2013 tarihinden itibaren 3.500-TL olarak ödenmesi istenmesine rağmen kiranın sadece 90,00-TL arttırılarak 1.060,00-TL olarak ödendiğini belirterek 01.09.2013 tarihinden itibaren aylık kiranın 3.500-TL olarak tespitini talep etmiştir. Davalı ise; davanın reddini savunmuş ve 25.11.2014 tarihli duruşmada kiranın şu an aylık 1.174-TL olarak ödenmekte olduğunu, bu miktar üzerinden de ödemeyi kabul ettiğini belirtmiştir. Mahkemece, Yargıtay’ın belirlediği kira artış oranlarına göre hesap yapılarak 2013 yılı için aylık kiranın 558,44-TL olduğu, bu bedel üzerinden kira parasının tespiti gerekirken davalının imzalı beyanıyla 1.174,00-TL ödemeyi kabul etmesi karşısında 01.09.2013 tarihinden itibaren aylık kiranın brüt 1.174,00-TL olarak tespitine karar verilmiştir.
Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre şartlar değişmediği ve özel gelişmelerin varlığı iddia ve ispat edilmedikçe, hak ve nesafet ilkesine göre kira parasının tespit edildiği dönemden sonra üç yıl için ard arda endeks uygulanarak bulunacak kira parasının o dönem için hak ve nesafete uygun ve aşırı olmayan bir kira parası olduğu ilke olarak kabul edilmeli ve ona göre uygulama yapılmalıdır. Üç yıldan sonra ise yeniden hak ve nesafete göre kira parası tespit edilebilecektir.01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu 344. maddesinde “Tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmaları, bir önceki kira yılında üretici fiyat endeksindeki artış oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir. Bu kural, bir yıldan daha uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanır. Taraflarca bu konuda bir anlaşma yapılmamışsa, kira bedeli, bir önceki kira yılının üretici fiyat endeksindeki artış oranını geçmemek koşuluyla hâkim tarafından, kiralananın durumu göz önüne alınarak hakkaniyete göre belirlenir.Taraflarca bu konuda bir anlaşma yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın, beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde ve bundan sonraki her beş yılın sonunda, yeni kira yılında uygulanacak kira bedeli, hâkim tarafından üretici fiyat endeksindeki artış oranı, kiralananın durumu ve emsal kira bedelleri göz önünde tutularak hakkaniyete uygun biçimde belirlenir. Her beş yıldan sonraki kira yılında bu biçimde belirlenen kira bedeli, önceki fıkralarda yer alan ilkelere göre değiştirilebilir.” hükmü, Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 2. maddesinde geçmişe etkili olma başlığı altında “Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın, bütün fiil ve işlemlere uygulanır.” hükmü yer almaktadır. Türk Borçlar Kanununun kira artışına ilişkin 344.maddesindeki düzenleme kiracıları koruyucu nitelikte olup, kamu düzenine ilişkindir.
Olayımızda; Taraflar arasındaki kira ilişkisi 01.09.2010 tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesine dayanmakta olup, tespiti istenilen dönem 01.09.2013 tarihinde başlayan dönemdir. Mahkemece yukarıdaki ilke ve esaslar gözetilerek, tespiti istenilen dönemin endeks dönemi olduğu kabul edilerek, davalının kabul ettiği ve ödediği miktardan az olmamak üzere DİE nin 12 aylık ÜFE endeksine göre kira tespiti yapılması gerekirken, yazılı gerekçe ile kira bedelinin tespiti doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy