MAHKEMESİ : İstanbul 16. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 02/12/2014
NUMARASI : 2014/155-2014/895
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalı borçluların itiraz etmesi üzerine, davacı alacaklı vekili icra mahkemesinden asıl dava davalısı kiracı şirket yönünden itirazın kaldırılması ve tahliye, birleşen dava davalısı kefil yönünden itirazın kaldırılması isteminde bulunmuş, mahkemece asıl davada; itirazın kaldırılması isteminin kısmen kabulüne ve davalının tahliyesine ,birleşen davada; davanın reddine karar verilmiş, karar asıl ve birleşen dava davacısı ve asıl dava davalısı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre, temyiz eden asıl dava davalısının tüm ,asıl ve birleşen dava davacısının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının alacağa yönelik temyiz itirazlarına gelince;Takibe dayanak yapılan ve hükme esas alınan 15.10.2011 başlangıç tarihli ve altı ay süreli yazılı kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede kira parasının aylık 9.800,00 TL + KDV olduğu ve kira paralarının her ayın yirminci günü akşamına kadar peşin ödeneceği, hususi şartlar 7. maddesinde de sözleşmelere ait damga vergisinin süresinde kiracı tarafından ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacı alacaklı 21.11.2013 tarihinde kiracı ve kefil aleyhine başlattığı icra takibi ile 2013 yılı Temmuz ila Kasım ayları arası aylık 10.600,00 TL den kira ve aylık 1.908,00 TL den KDV alacağı ile 1.795,00 TL damga vergisi alacağı olmak üzere toplam 64.494,45 TL alacağın tahsilini talep etmiştir.Davalı borçlu kiracı, süresinde verdiği itiraz dilekçesinde, kira bedelleri ve KDV bedelinin tamamının ödendiğini ,damga vergisinin kendilerinden talep edilemeyeceğini belirterek borca itiraz etmiştir.Davalı kiracı yargılama aşamasında, 03.10.2012 tarihli tahsilat makbuzunda yer alan çeklerin kira parasına istinaden verildiğini beyan ederek kira paralarının bir kısmının davacı şirket banka hesabına davalı kiracı şirket tarafından bir kısmının ise kiracı şirket ortaklarından D.. S...tarafından davacı şirket ortaklarından İ...K...banka hesabına ödendiğini savunmuştur. Kira bedeli aksi kararlaştırılmadıkça kiraya verene ödenmesi gereken borçlardan olup üçüncü kişiye yapılan ödeme kiracıyı borcundan kurtarmaz. Bu nedenle davacıca kira ödemesi olarak kabul edilmeyen kiracı şirket ortağı D... S... tarafından yapılan ödemeler davacı kiracı şirketi borcundan kurtarmaz. Bu nedenle mahkemece bu husus dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken anılan ödemelerin de kira parası olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.Öte yandan mahkemece damga vergisi konusunda hatalı görüş bildiren bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacı alacaklı tarafından ödenen damga vergisine hükmedilmemiştir. Kira sözleşmesinin 7. maddesinde damga vergisinin kiracı tarafından ödeneceği kararlaştırıldığına göre davacı alacaklı 14.11.2013 tarihinde ödemiş olduğu damga vergisi bedelini de talep edebilir.
Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ :Yukarıda açıklanan 2. bentte yazılı nedenlerle asıl davaya ilişkin kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 06.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy