MAHKEMESİ: Antalya 3. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 18/11/2014
NUMARASI: 2013/963-2014/1234
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kesinleşen icra takibi sebebiyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı, davalı hakkında ödenmeyen kira bedellerinin tahsili amacıyla başlatmış olduğu icra takibine, davalının itiraz etmemesi üzerine icra mahkemesine başvurarak kesinleşmiş icra takibi nedeniyle, kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili; ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğunun tespiti için Antalya 5.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/652 esasında kayıtlı şikayet davasını açtıklarını beyanla, iş bu davanın neticesinin beklenmesini ve davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye göre yıllık katılım paylarının kiracı temsilcilerinin ve yönetimin katılımı ile müşterek çalışma yapılarak tespit edileceğinin kararlaştırıldığı, davacı alacaklının tek başına bu konuda belirleme yetkisinin bulunmadığı, takibe konu alacakların çekişmeli olduğu ve yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı tarafça şikayete ilişkin olarak açılan davanın kabul ile neticelendiği, ödeme emri tebligatının iptaline ve öğrenme tarihinin 30.05.2014 tarihi olduğunun tespitine karar verildiği, dosyada mevcut 29.08.2014 günlü karar örneğinden anlaşılmaktadır. Ancak iş bu kararın henüz kesinleşip kesinleşmediği dosyada evraktan anlaşılamamaktadır.Bu durumda, mahkemece Antalya 5.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 29.08.2014 günlü 2014/652 esas 2014/948 karar sayılı şikayet davası dosyasının kesinleşmesinin belirlenmesi ve kesinleşmiş karar örneği dosyaya eklendikten sonra neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan işin esasının incelenerek karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA ve sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy