MAHKEMESİ : Nazilli 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/12/2014
NUMARASI : 2014/328-2014/1057
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, iş yeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalının 01/01/2001 tarihli kira sözleşmesi ile müvekkilinin maliki olduğu benzin istasyonu içerisindeki tesiste 10 yıl yüreyle kiracı olduğunu, dava konusu taşınmazı 2009 yılında terk ederek yeni bir dinlenme tesisi ve akaryakıt istasyonu kurarak taşındığını ancak davacıya ait tesisi, kendisine rakip olmaması nedeniyle tahliye etmediğini, davacı şirketin aynı yerde benzin istasyonu işlettiğini, davalı tarafın kira sözleşmesine konu tesisi kullanmaması nedeniyle davacının gelirlerinde azalma olduğunu, civarda çok sayıda benzin istasyonu açılmış olması ve rekabet etme zorunluluğu nedeniyle dava konusu yerde yeni tesis ve işletmeler açmak ve işletmek üzere taşınmaza müvekkilinin ihtiyacı olduğunu belirterek taşınmazın tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, davacının temyizi üzerine, Dairemizin 27/3/2014 tarihli ilamı ile, uyuşmazlığın çözümü için öncelikle kiralananın galip vasfının belirlenmesi ve kiralananın TBK genel hükümlerine mi, yoksa 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunun konut ve çatılı iş yeri kiralanmasına ilişkin hükümlerine mi tabi olduğu konusunda uzman bilirkişiden denetime elverişli ek rapor alınması ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 01/01/2001 başlangıç tarihli, 10 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede kiralanan “market, çay ocağı ve bahçesi” olarak tanımlanmış olup Mahkemece bozma ilamına uyularak alınan ek bilirkişi raporunda; dava konusu taşınmazın galip vasfının tek katlı, çelik karkas çatılı yer olduğu göz önüne alındığında 6098 sayılı Türk Borçlar Yasasının konut ve çatılı işyeri kiralanmasına ilişkin hükümlere tabi olduğu belirtilmiştir. Ayrıca Mahkemece yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda; davacı şirketin sahibi olduğu dava konusu taşınmazın uzun süredir davalı şirket tarafından çalıştırılmaması sebebiyle gelirini artırmak amacıyla tesisi bizzat işletmek ihtiyacını duymasının hayatın olağan akışına göre normal olduğunu, civarda bir çok benzin istasyonu bulunması sebebiyle benzin istasyonları
sahiplerinin gelirlerini artırabilmek, mevcut tesislerinden en azami gelir temin edebilmek için çok çaba harcamak, diğer benzin istasyonlarıyla rekabet etmek, ekstra organizasyonlara girmek, tur otobüsleriyle anlaşmak, lokanta, market açmak veya tesislerinin bir kısmını cazip fiyatlarla üçüncü kişilere kiralamak gibi faaliyetlerde bulunmak zorunda olduklarını, davacının işyeri ihtiyacının gerçek, makul ve zorunlu olup olmadığı hususundaki değerlendirmenin Mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiş, dinlenen davacı tanıkları beyanlarında özetle; davalının, davaya konu taşınmazda daha önce hediyelik eşya ve gıda üzerine çalıştığını ancak uzun süredir taşınmazın kullanılmadığını, davalının başka bir benzin istasyonu işlettiğini, işlettiği benzin istasyonu içerisinde gıda ve hediyelik eşya üzerine dükkanları bulunduğunu, hediyelik eşya dükkanına genelikle turistlerin geldiğini, dava konusu tesis çalıştırılmadığı için tur otobüslerinin davacı tarafın işletmekte olduğu benzin istasyonuna uğramadığını ifade etmişlerdir. Mahkemece, davacının ihtiyaç iddiasının zorunlu ve objektif olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacının faaliyet gösterdiği benzin istasyonu içerisinde bulunan dava konusu tesise ihtiyacı olduğu bilirkişi raporu ve tanık beyanları ile kanıtlandığı gibi davalının kiralanan taşınmazı fiilen kullanmayarak kötü niyetli davrandığı da anlaşılmaktadır. Bu nedenle Mahkemece ihtiyaç iddiasının varlığının kabulü ile kiralananın tahliyesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ve gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy