MAHKEMESİ : Bodrum Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/06/2014
NUMARASI : 2013/1460-2014/797
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalıların 01.01.2010 tarihli sözleşme ile davaya konu mecurda kiracı olduklarını, her kira yılına ait bedelin 4 eşit taksitle 15 Ocak, 15 Eylül, 15 Ekim, 15 Kasımda ödenmesi gerektiği, 01.01.2013-31.12.2013 tarihleri arasındaki 15 Ekim 15 Kasım kira bedelleri ödenmeyince davalılara ihtarname çekildiği ancak davalıların hiçbir ödemede bulunmaması nedeniyle temerrüde düşüldüğünden akdin feshi ile davalıların taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılardan Y.. A.. davaya konu taşınmazın 31.12.2013 tarihinde tahliye ettiklerini bildirmiş, 02.01.2014 tarihli anahtar teslimine ilişkin tutanak ibraz edilmiştir. Davacı vekili 04.02.2014 havale tarihli dilekçesi ile taşınmazın tahliye edildiğini öğrendiklerini ve bu nedenle davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.
Türk Borçlar Kanununun 315.maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için istenen kira parasının veya yan giderin muaccel(istenebilir) olması ve kira bedeli ile yan giderin verilen sürede ödenmemiş bulunması, ihtarnamede verilen süre içerisinde kira parasının ödenmemesi halinde akdin feshedileceğinin açıkça belirtilmesi gerekir. Kiracıya verilecek süre konut ve çatılı işyeri kiralarında en az otuz gün, ürün kiralarında en az altmış gün, diğer kira ilişkilerinde ise en az on gündür. Kira parası götürülüp ödenmesi gereken borçlardan olduğundan kiralayana götürülüp elden ödenmesi veya gideri kiracıya ait olmak koşuluyla konutta ödemeli olarak PTT kanalıyla gönderilmesi gerekir. Bundan ayrı, sözleşmede özel bir koşul kabul edilmişse bu hususta gözönünde tutulmalıdır.Açıklanan şekilde yapılmayan ödemeler yasal ödeme olarak kabul edilemez. Ancak teamül haline gelmiş bir ödeme şekli varsa bu şekilde yapılan ödemede geçerlidir.
Olayımıza gelince; taraflar arasında 01.01.2010 başlangıç tarihli sözleşme ile ilgili uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı alacaklı 19.11.2013 tarihinde keşide ettiği ihtarname ile Ekim-Kasım dönemi ödenmesi gereken 12.176-TL'nin ödenmesini istemiş ve ihtarname 22.11.2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Dava ihtarda tanınan 30 günlük sürenin geçmesinden sonra 24.12.2013 tarihinde açıldığına göre davanın süresinde açıldığının kabulü ile kiralananın davanın açılmasından sonra boşaltıldığından konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup bu durumda yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesi ve davalı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy