MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali
Mahalli mahkemesince verilmiş bulunan, yukarıda tarih ve numarası yazılı, itirazın iptali davasına dair karar davacı-davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira parasının tahsiline yönelik icra takibine yapılan vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, taraflar arasında imzalanmış 30.10.2009 ve 15.06.2010 tarihli kira sözleşmeleri ile davalıya greyder kiralandığını, davalının kira bedellerini ödememesi üzerine takip başlattıklarını, davalının borcun 7.030 TL lik kısmını kabul edip kalan kısmına itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini ve takibin devamını istemiş, davalı vekili sözleşmelere göre faturaların tebliğinden sonra kira bedellerinin istenebileceğini takibe konu iki adet faturanın davalıya tebliğ edilmediğinden kira bedellerinin istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. HMK'nın 4. maddesinde'' Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler'' düzenlemesiyle sulh hukuk mahkemelerinin görevi belirlenmiş, yine aynı kanunun 1.maddesinde'' Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir'' hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda görev kurallarının yargılamanın her aşamasında dikkate alınacağı, görevli mahkemenin de sulh hukuk mahkemesi olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasının incelenerek karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle her iki tarafın temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK'nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08.02.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy