MAHKEMESİ : Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/12/2013
NUMARASI : 2011/649-2013/752
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak ve tazminat davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiralanana yapılan tadilat ve zorunlu masraf alacağı ile kar kaybı zararının tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmesi üzerine davalı vekili tebligatın usulsüz teblig edildiğinden bahisle eski hale getirme talebinde bulunmuş, mahkemece ek kararla eski hale getirilmesine karar verilmesi üzerine bu ek karar davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahalli mahkemece verilen19.12.2013 tarih ve 2011/649-752 E.K.sayılı ilam davalı vekiline ”tebliğ adresinde aynı iş yerinde daimi çalıştığını beyan eden Ehil yetkili memur H.. E...imzasına tebliğ edilmiştir” şerhiyle tebliğ edilmiştir. Davalı vekili 27.03.2014 tarihli temyiz dilekçesinde usulüne uygun yapılmayan ve kurum vekili dairede iken tebligatı almaya yetkisi bulunmayan, her ne kadar ismi yanlış yazılsa da tebligattan idaremiz memurlarından H...E...’a yapıldığı anlaşılan tebligatın usulsüz olduğunu belirterek, tebligat tarihinin dosyada dava vekili olarak tarafından öğrenme tarihi olan 27.03.2014 tarihinin kabul edilmesini istemiştir. Mahkemece 27.03.2014 tarih ve 2011/649 E.-752 .K. Sayılı Ek Karar ile temyiz dilekçesinin süresinde olduğuna karar verilmiş isede; Yasal süresinden sonra yapılan temyiz istekleri ile temyizi olanaksız bir karara karşı temyiz yoluna baş vurulması durumlarında yerel mahkeme hakimi ancak H.M.K.'nun 366. (HUMK'nun 432/4) maddesi uyarınca temyiz süresinin geçip geçmediğinin veya temyiz olunan kararın esasen temyizi olanaksız kesin bir karar olup olmadığının incelemek ve bu yönde bir karar vermek yetkisine sahiptirler. Temyiz isteğinin süresinde olduğu hakkında yada ek bir temyiz süresi verilmesi yolunda karar vermelerine yasal olanak yoktur. O halde yerel mahkemenin 27.03.2014 tarih ve 2011/649-752 E.K. Sayılı ek kararın yok hükmünde olduğundan ek kararın kaldırılmasına, davalı vekiline yapılan tebligat, Tebligat Kanunun 17. maddesine göre” davalı vekilinin neden adreste bulunmadığının tebligat parçasında açıklanması gerekirken açıklama yapmadan tebliğ adresinde aynı iş yerinde daimi çalıştığını beyan eden Ehil yetkili memur H... E... imzasına tebliğ edilen tebligat geçerli olmadığından davalı vekilinin öğrenme tarihi olan 27.3.2014 tarihinin karar tebliğ tarihi kabul edilerek temyiz isteminin süresinde olduğuna oy birliği ile karar verildi dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Dava konusu kiralananı 07.04.1999 başlangıç tarihli sözleşme ile kiraladığını, kira ilişkisi döneminde kiralananın deprem yönetmeliğine dayanıksız olduğu ve güçlendirilme zorunluluğu bulunduğu yönündeki Bayındırlık Bakanlığı Muğla İl Müdürlüğünün raporuna istinaden 2006 yılında tüm masraflar müvekkil tarafından karşılanarak güçlendirme çalışmaları yapılarak tamamlandığını, Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/166 D.İşler dosyasında 2006 piyasa raiç bedellerine göre 142.000 TL bedel belirlendiğini, idareden defalarca talep edildiği halde alınamadığını, dört ayrı üniteden oluşan kiralananın esaslı 2 ünitesinin Bodrum Belediyesi tarafından ruhsat olmadığı kaçak olduğu gerekçesiyle yol tanzim ve düzenleme çalışmaları sonucunda 2010 yılında yıkıldığını, durumdan kiraya verenin haberdar edildiğini, müvekkil şirket kiralama amacına uygun kullanabilmek için disko restoran ve cafe bar olarak işletilen bölümleri de zorunlu olarak tamir ve tadil ettirdiğini, kullanabilir hale getirmek için 123.500 TL masraf ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla faydalı ve zaruri imalatlar bedeli için şimdilik 20.000 TL, yıkım sonrası uğradığı gelir kaybı için ve zarar karşılığı için şimdilik 5.000 TL nin tahsiline karar verilmesini istemiş, 16.12.2013 tarihli dilekçesi ile de faydalı ve zaruri imalatlar bedelini 217.000 TL, kar kaybı zararının ise 53.000 TL olmak üzere dava miktarını 270.000 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili ise savunmasında, Mülkiyeti idareye ait taşınmazın 2006 yılından itibaren 4 yıllığına davacıya kiralandığını, davacı kiracının Muğla İcra Mahkemesinin 2008/324-49 E.K. Sayılı ilamı ile temerrüt nedeniyle tahliyesine karar verildiğini ve icra kanalı ile 30.11.2010 tarihinde tahliye edildiğini, davacı kiracı tarafından Bodrum 2. AHM 2008/470-183 sayılı dosyası ile açtığı kira uyarlama davasının da red edildiğini, Bodrum Belediye Encümeninin 10.12.2009 tarih ve 19 sayılı kararı ile taşınmazda inşaat ruhsatı ve eki projesine aykırı ilave yapıldığından bahisle alınan yıkım kararının iptali için davalı idare tarafından açılan davanın Muğla İdare Mahkemesinin 2010/842-2673 E.K. sayılı iptal talebinin red edildiğini, davacının, taşınmazın tahliyesine ilişkin kesinleşmiş kararına ve açtığı uyarlama davasının red edilmesine, belediye yıkım kararının varlığını ve gerçekleştiğini bildiği halde fahiş masraflar talep etmesinin kabul edilemeyeceğini, davacının idareye dava konusu talebi ile yaptığı müracaatlarının idarece değerlendirilip taleplerinin sözleşmenin 23. maddesine göre red edildiğini belirterek tüm bu açıklamalar karşısında davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin 2010 yılında yapılan masraflara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Hükme esas alınan 01.01.1999 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi ile Ekim 2006 ve dört yıllık sözleşme konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede kiralanan turistik tesis olarak belirtilmiştir. Sözleşmenin 23. maddesinde: kiralanan yer projesine uygun olarak mevcut durumu ile kiraya verilmiştir. Kiracı iş yerinde ayrıca sabit bir tesis kuramaz. Asli durumunu değiştirecek tadilat yapamaz. Ancak faaliyet alanı ile ilgili olmak ve mesleğinin icrasına katkıda bulunmak şartı ile idarenin yaptıracağı tetkik ve inceleme sonucu vereceği karar doğrultusunda kurumun denetimi altında masraflar kiracıya ait olmak üzere uygun görülen değişikler yapılabilecektir.Kira süresinin sonunda iş yeri projesine uygun hale getirilerek kiracı tarafından idareye teslim edilecektir” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümden kiralananın projesine uygun bir şekilde yapılıp kiracıya teslim edildiği anlaşılmaktadır. Muğla İcra Mahkemesinin 2008/324-49 E.K.sayılı kararı ile davalının temerrüt nedeniyle tahliyesine karar verildiği ve icra kanalı ile kiralananın 30.11.2010 tarihinde tahliye edildiği anlaşılmaktadır. Kiralananın sözleşmenin 23. maddesine göre projesine uygun olarak teslim edildikten sonra inşaat ruhsatı ve eki mimarı projesine aykırı olarak 7,5 m2 ahşap kapatma ve 19 m2 kaçak pergole yapıldığının ve 07.12.2009 tarihli yapı tatil zaptıyla tesbit edildiği, Muğla İdare Mahkemesinin 2010/842-2673 sayılı ilamından anlaşılmaktadır. Projeye aykırı olarak kiracı tarafından yapılan ilavelerin Belediye Encümen kararı ile yıkılmasından sonra, davacı 2010 yılında yaptığı onarım ve tadilata kendi kusuru ile sebebiyet verdiğinden bu bedelleri isteyemez. Buna ilişkin telebin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
3-Davalı vekilinin 2006 yılında yapılan güçlendirme, zaruri ve faydalı masraflara ilişkin temyiz itirazlarına gelince:
Davacı kiracı tarafından kiralananın Bayındırlık Bakanlığı Muğla İl Müdürlüğü'nün raporuna istinaden 2006 yılında projeye göre güçlendirme çalışmaları yapılarak tamamlandığı, Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/166 D.İşler dosyasında 2006 piyasa raiç bedellerine göre güçlendirme, zaruri ve faydalı imalat bedellerinin tesbit edildiği, mahkemece talimatla mahallinde yapılan keşif sonucu bilirkişilerce düzenlenen raporda tesbit raporunda belirlenen raiç bedeller üzerinden yeniden değerlendirmeler yapıldığı, ancak yapılan tamir onarım bedelleri üzerinden yıpranma payının düşülmediği anlaşılmaktadır. Yapılan imalatların davacı kiracı tarafından kullanıldığı nazara alınarak faydalı ve zaruri imalat bedellerinden yıpranma paylarının düşülmesi sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu masraf alacağının tamamı üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi de doğru değildir
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 06/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy