MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın iptali
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ve inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından, davalı lehine hüküm altına alınan kötüniyet tazminatına yönelik olarak temyiz edilmiştir.
İcra İflas Kanunu’nun 67/2 maddesi uyarınca alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için talebin haksız olmasının yanında icra takibinin kötüniyetli olarak yapıldığının da ispat edilmesi gerekir. Olayımızda davacı vekili tarafından başlatılan icra takibinde, sözleşmede kararlaştırılan aylık kira bedeli 7.500 TL üzerinden ödenmeyen bakiye kira alacağının tahsili istenmiştir. Davalı ise yine taraflar arasında kararlaştırılan ek sözleşme hükümlerine göre kiralananın çevresindeki yolların geçici olarak kapatılması sebebiyle kira bedelinin aylık 2000 TL olarak ödenmesi gerektiğini savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini savunmuştur. Mahkemece mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak taraf tanıkları dinlenmiş, yapılan yargılama sonucunda kiralanan mecur etrafındaki yolların stabilize hali ile takip konusu aylar içinde kullanıldığı, tamamen trafiğe açılmadığı bu sebeple ek sözleşme hükümlerine göre kira bedelinin ödenmesi gerektiği sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının taraflar arasındaki kira sözleşmesinde belirlenen kira parasını talep etmesi kötüniyetli olduğunu göstermez. Uyuşmazlık yargılamayı gerektirmiş olup mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacının ek sözleşmeyle belirlenen kira bedelinin ödenmesi gerektiği anlaşılarak davanın reddine karar verilmiştir. Bu durumda davacının kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığı halde mahkemece reddedilen kısım üzerinden hesaplanan %20 oranındaki kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.