MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı ve davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Davacı vekilinin yeniden kiralama süresi ile ilgili kira alacağına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 20.01.2005 başlangıç tarihli 6 yıl süreli olup sözleşme süresi 20.01.2011 tarihinde sona ermiştir. TBK.nun 347. maddesi (6570 Sayılı Kanunun 11. maddesi) gereğince konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracının belirli süreli sözleşmelerin süresinin bitiminden en az onbeş gün önce bildirimde bulunmaması halinde sözleşmenin aynı koşullarla bir yıl için uzatılmış sayılacağı düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki kira sözleşmesi yeni dönem başlangıcı olan 20.01.2012 tarihinden en az onbeş gün önce kiracı tarafından bildirimde bulunulmadığından yenilenerek 20.01.2013 tarihine kadar uzamıştır. Bu durumda kiracının 20.04.2012 tarihinde, sözleşme süresi dolmadan kiralananı erken tahliye ettiğinin kabulü gerekir. Türk Borçlar Kanununun 325.maddesi hükmüne göre kiracı, sözleşme süresine veya fesih dönemine uymaksızın kiralananı geri verdiği takdirde, kira sözleşmesinden doğan borçları kiralananın benzer koşullarla kiraya verilebileceği makul bir süre için devam eder.
Bu durumda mahkemece, tarafların bilirkişi raporu ile belirlenen 15 günlük makul süreye itirazları ve davacının kiralananı fiilen kendisinin kullanmaya başladığı tarih de gözetilmek suretiyle belirlenecek makul süre kira bedeli ile de davalı kiracının sorumlu tutulması gerekirken, davacının yeniden kiraya verme teşebbüsünün bulunmadığı, tadilat ve tamirat işlerini tamamladıktan sonra kendisinin kiralanana geçerek kullandığı, bu nedenle mecurun boş kaldığı dönem için kira bedelini talep edemeyeceği gerekçesi ile yeniden kiralama süresine ilişkin kira alacağı talebinin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy